Malatya Barosu, 28 Nisan’da yaşanan trajik olayın ardından avukatların can güvenliğine yönelik acil yasal düzenlemeler yapılması çağrısında bulundu. Avukat Onur Demez, olayın sadece bir cinayet olmadığını, yıllardır süregelen ihmallerin ve cezasızlık algısının bir sonucu olduğunu vurguladı.
Demez, avukatlara yönelik tehdit ve saldırıların artmasına rağmen yetkililerin bu tehlikeyi görmezden gelmesini eleştirerek, savunma makamının sistematik olarak hedef alınmasına karşın gerekli önleyici adımların atılmadığını belirtti. Bu durumun saldırıları teşvik ettiğini söyledi.
Sorumluluk Zinciri Vurgusu
Demez, bu cinayetin sorumluluğunun yalnızca tetiği çekenlerde olmadığını, gerekli tedbirleri almayan, uyarıları dikkate almayan ve avukatların güvenliğini sağlamakta yetersiz kalan tüm yetkililerin de bu tablodan sorumlu olduğunu açıkça ifade etti. Savunma makamının ve avukatların yalnız olmadığını dile getirdi.
Acil Yasal Düzenleme Çağrısı
Yetkililere seslenen Demez, şunları talep etti:
- Avukatların can güvenliğini sağlayacak somut ve etkili yasal mekanizmaların derhal hayata geçirilmesi.
- Tehdit altındaki avukatlar için koruma sistemlerinin güçlendirilmesi ve başvuruların hızlıca değerlendirilmesi.
- Baroların bu konudaki taleplerinin dikkate alınarak ortak çözüm mekanizmalarının oluşturulması.
- Cinayet failleri ve azmettiricilerinin en kısa sürede yakalanarak en ağır şekilde cezalandırılması.
Demez, bu taleplerin karşılanmaması halinde yaşanacak her yeni saldırının sorumluluğunun ihmaller zincirine ait olacağını belirtti.
Adalet ve Savunma Vurgusu
Son olarak Demez, bir avukata yönelen şiddetin toplumun adalet güvencesini yok edeceğini vurgulayarak, “Savunma susturulursa, adalet de susar.” dedi. Meslektaşları Avukat Hatice Kocaefe’ye rahmet dileyen Demez, bu olayın bir taziye değil, aynı zamanda bir hesap sorma ve sorumluluk hatırlatma metni olduğunu söyledi. Avukatların yaşam hakları güvence altına alınana kadar mücadelelerinin süreceğini ve savunmayı, hukuku koruyacaklarını sözlerine ekledi.

