Cüneyd Altıparmak’tan Jeffrey Epstein Skandalına Sert Eleştiri: “Epstein Rejimi” ve Küresel Düzenin Çöküşü
  1. Anasayfa
  2. Yerel

Cüneyd Altıparmak’tan Jeffrey Epstein Skandalına Sert Eleştiri: “Epstein Rejimi” ve Küresel Düzenin Çöküşü

Izopoint - Yalıtım ve Yapı Kimyasalları

Türk İnternet Medya Birliği (TİMBİR) Başkanvekili ve Star gazetesi yazarı Cüneyd Altıparmak, Jeffrey Epstein skandalını yeterince ele alınmadığını ve sivil toplumun tepkisizliğini eleştirdi. Altıparmak, küresel sistemin “Epstein rejimi” olarak adlandırdığı karanlık bir yapıya dönüştüğünü savundu. Geçtiğimiz hafta 24 TV’deki “Bu Ülke” programında Prof. Hasan Nuri Yaşar’ın tespitlerine atıfta bulunan Altıparmak, programdan edindiği notları ve kendi analizlerini paylaştı.

“Epstein Rejimi”: Küresel Çıkarların Şantajla Yönetildiği Bir Sistem

Altıparmak, 1980’lerden sonra ortaya çıkan “Yeni Dünya Düzeni”nin aslında küresel çıkarların buluştuğu ve bireylerin şantajla kontrol edildiği bir “Epstein rejimi” olduğunu belirtti. Günümüzde yaşananların bu rejimin son perdesi olarak görülebileceğini ifade etti. Bu küresel düzenin üç temel ayağını ise şunlar olarak sıraladı:

  • Milli parlamentoları aşan regülasyon kurumları
  • Hukuka inzibat görevi yüklenen yargı kurumları
  • Toplumsal ve siyasi alanı şekillendiren finansal sistem

Uluslararası düzeyde işlenen soykırımların engellenememesinin nedenini, küresel sistemi yöneten elitlerin Epstein rejimi tarafından şantaj malzemesi haline getirilmiş olmalarına bağladı. Mevcut sistemde suçluluğun norm haline geldiğini ve elitlerin kendi kriminal yaşantılarını sürdürmek için tüm kurumları ele geçirdiğini savundu. Modern hukuk sisteminin ise mağdur yerine suçlu ve sanık haklarını koruyan bir yapıya evrildiğini, AİHM gibi kurumların ise finansal elitlerin kurallarını dayatan birer “küresel zabıta” gibi çalıştığını öne sürdü.

Altıparmak, Merkez Bankaları’nın parayı yönetmek için kurulan ancak aslında özel bankaların kamu hizmeti maskesiyle devletlere dayattığı yapılar olduğunu söyledi. Avrupa Birliği’nin de barışçıl bir siyasi birlikten çok finansal bir proje olduğunu ve kaynakları yönetmeyi amaçladığını belirtti. İngiltere gibi ülkelerin AB’den çıksa bile çıkarına hizmet eden AİHM’nin regülasyonlarından çıkmadığına dikkat çekti.

Pedofili ve Cinsel Tercih Tartışmalarının Perde Arkası

Altıparmak, Fransa’da elit kesimlerin pedofili suçlarından korunması için idam cezasının kaldırıldığı ve cinsel suçlarda rıza yaşının 11’e düşürülmesinin gündemleştirildiğini hatırlattı. Epstein’ın avukatlığını yapan Alan Dershowitz’in rıza yaşını düşürmek için makaleler yazmasının, akademinin kriminal amaçlar için nasıl kullanılabildiğinin korkunç bir örneği olduğunu vurguladı. 1946’da kurulan dünya düzeninin ise uluslararası hukuku manipüle eden siyonist bir rejim olduğunu ve İslamofobi’nin kaynağının da bu olduğunu iddia etti.

Bugünkü cinsiyet, yönelim veya cinsel tercih tartışmalarının temelinde Epstein skandalının bir dönüm noktası olduğunu belirten Altıparmak, bir adım sonrası pedofilinin “cinsel yönelim” kapsamına alınabileceği uyarısında bulundu. ABD’de bazı eyaletlerde çocukların kendi cinsiyet tercihlerini beyan etmeleri durumunda ailelerinden koparılması gibi prosedürlerin, cinsel rıza hali doğurarak pedofiliye zemin hazırladığını savundu.

Epstein Adası: Hukukun Üstünlüğünün Çiğnendiği Yer

Altıparmak, Epstein Adası’nın (Little Saint James) Karayipler’de, ABD’ye bağlı Virgin Adaları’nda bulunduğunu ve ABD hukukunun yanı sıra kendi kurallarının da geçerli olduğunu belirtti. Adadaki çocuklarla ilgili düzenlemelerin, fuhuşa teşvik edenlere öngörülen cezaların AB ve bazı ABD eyaletlerinden bile daha düşük olduğunu vurguladı. Bu durumun, programda konuşulan soruları daha da akla getirdiğini ifade etti.

Bu kadar belgeye rağmen adaya gelenler hakkında yargılama yapılmamasını tesadüf olarak görmediğini söyleyen Altıparmak, Epstein ile yapılan anlaşmanın, bildiklerini anlatması karşılığında ceza indirimi ve adaya gelenlere fiili koruma sağladığını belirtti. Hukuki zemini tartışmalı bu mutabakatın, süreci daralttığını ve “davasızlık” halini oluşturduğunu söyledi. Hukukun burada adaleti değil, koruma kalkanını oluşturduğunu ve ABD savcılığının “takipsizlik” kararı vererek adeta “üstünü kapatın” mesajı verdiğini savundu. Altıparmak, Epstein’ın buz dağının sadece görünen kısmı olduğunu ve karanlığa karşı kararlı mücadele verilmesi gerektiğini vurgulayarak sözlerini tamamladı.

Bu Yazıya Tepkiniz Ne Oldu?
  • 0
    be_endim
    Beğendim
  • 0
    alk_l_yorum
    Alkışlıyorum
  • 0
    e_lendim
    Eğlendim
  • 0
    d_nceliyim
    Düşünceliyim
  • 0
    _rendim
    İğrendim
  • 0
    _z_ld_m
    Üzüldüm
  • 0
    _ok_k_zd_m
    Çok Kızdım

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir