Ankara Kent Konseyi (AKK) Başkanı Halil İbrahim Yılmaz, Rize ve Artvin Valiliklerince düzenlenen Kaçkar Turizm Fuarı’nda turizm sektörüne yönelik çarpıcı açıklamalarda bulundu. Yılmaz, günümüz turizm anlayışının temelden yanlış olduğunu belirterek, ‘Daha çok gelsin’ mantığının ne ekonomiyle ne de turizmle bağdaşmadığını vurguladı.
Doğa ile Tedavi: Dönüşümsel Turizm Potansiyeli
Yılmaz, günümüzün yoğun ve stresli yaşam temposuna dikkat çekerek, hastanelerde psikologlarla çözülemeyen tedavi süreçlerinin doğa ile aşılabileceği fikrini ortaya attı. Dönüşümsel turizmi bu noktada önemli bir potansiyel olarak gördüğünü belirten Yılmaz, insanların doğadan beslenerek, doğayla tedavi olarak kendilerini dinleyebilecekleri bir alanın önleyici hekimlik olarak değerlendirilebileceğini söyledi. Bu yaklaşımın, randevu ve WhatsApp trafiğiyle felakete koşan modern insan için bir kaçış noktası olabileceğini ifade etti.
Sürdürülebilirlik ve Nitelikli Turizm Vurgusu
Turizmde sürdürülebilirlik ve devamlılığın önemine değinen AKK Başkanı, kısa süreli yoğunluklar nedeniyle her yere otel ve bungalov yapma çılgınlığının yanlış olduğunu belirtti. Bir anda yaşanan pandemi veya diplomatik krizler gibi durumların, yapılan yatırımların gayrisafi milli hasılaya zarar verecek şekilde buharlaşmasına neden olabileceğini söyledi. 20 yıl sonra Uzungöl ve Ayder gibi yerlerdeki işletmelerin ayakta kalmakta zorlanabileceği uyarısında bulundu.
Deneyimi Yavaşlatmak ve Kültürel Turizm
Yılmaz, turizmde deneyimi yavaşlatarak tadını çıkarma gerekliliğini vurguladı. Karadeniz’de yemek yeme sürecinin 3-4 dakika gibi kısa sürdüğünü, ancak Sivas gibi yerlerde bu sürenin 3 saate kadar uzayabildiğini anlattı. Bölge kültürüne uygun olmasa bile, turistlere sunulan deneyimin yavaşlatılması gerektiğini savundu. 1.5 günde ‘Karadeniz turu’ yapmanın anlamsız olduğunu, bu sürede ne görülebileceğini ne de hissedilebileceğini belirtti. İnternetten bakılan bilgilerle yapılan Instagram paylaşımlarının turizm olmadığını, zamanın, ailenin ve hikayenin tüketildiğini ifade etti.
Tatlilin Amacı: Yorgunluk Değil Dinlenme
Tatilin amacının yorgunluk atmak olduğunu hatırlatan Yılmaz, ‘Tatilden yorgun geldim’ gibi bir durumun kabul edilemez olduğunu söyledi. Yoğunluk, kitlesel operasyonlar ve ‘daha çok turist gelsin’ şeklindeki taleplerin turizmin ve ekonominin geleceği için doğru bir yaklaşım olmadığını vurguladı. Bunun yerine daha sakin, nitelikli ve konforlu bir turizm anlayışının benimsenmesi gerektiğini belirtti.
İnsan Kaynakları ve Ahlaki Boyut
Deneyimsel turizm için sadece doğal güzelliklerin yeterli olmadığını belirten Yılmaz, insan kaynaklarının da önemine dikkat çekti. 2 kilometrelik bir yolu 700 liraya satmaya çalışan bir anlayış yerine, ahlaki değerlere sahip, nitelikli insan gücünün turizmde başarıyı getireceğini ifade etti.

