Yükseköğretim Kurulu (YÖK), Türkiye’nin yükseköğretim sistemini dijital dönüşüm, yapay zekâ ve geleceğin meslekleri ekseninde yeniden yapılandırarak ülkenin küresel rekabet gücünü artırmayı hedeflediğini duyurdu. Bu stratejik dönüşümle birlikte, yapay zekâ alanında nitelikli insan kaynağı yetiştirme kapasitesi önemli ölçüde geliştirildi.
Yapay Zekâda İlk Mezunlar ve Kontenjan Artışı
Yapay zekâ alanındaki lisans ve ön lisans programları ilk mezunlarını verirken, bu alanlardaki eğitim kapasitesi de hızla büyüdü. Yapay zekâ ve bilişim temelli ön lisans programlarının kontenjanları son dönemde 4 kattan fazla artırılarak eğitim kapasitesinde yaklaşık 7 katlık bir büyüme sağlandı. Ayrıca, Yapay Zekâ ve Veri Okulu ilk yılında yaklaşık 30 bin sertifikalı mezun vermeyi başardı.
Yeni Programlar ve Geleceğe Yatırım
Son üç yılda yapay zekâ ve bilişim alanında 81 yeni program yükseköğretim sistemine entegre edildi. 2026 yılına kadar bu alandaki dönüşüm 7 yeni programla daha da güçlendirilecek. Bu kapsamda, 2026’da ilk kez öğrenci kabul edecek ön lisans programları arasında Yapay Zekâ Destekli Web Tasarımı ve Kodlama, Yapay Zekâ Destekli Tasarım ve Animasyon, Dijital Oyun Teknolojileri ve Mobil Güvenlik Teknolojileri yer alıyor. Lisans düzeyinde ise Tarih ve Yapay Zekâ, Felsefe ve Yapay Zekâ ile İşletme ve Yapay Zekâ gibi disiplinlerarası programlar açılacak.
Yükseköğretimde Yapay Zekâ Vurgusu
Bu yeni programların eklenmesiyle birlikte Türkiye genelindeki 171 üniversitede toplam 785 yapay zekâ ve bilişim temelli program bulunuyor. YÖK, yükseköğretim sisteminin yapay zekâ çağının gerektirdiği yetkinlikleri kazandırmak üzere dönüştürüldüğünü ve Türkiye’nin bu alandaki küresel rekabette stratejik bir konuma ulaşması için çalışmaların kararlılıkla sürdürüleceğini vurguladı.

