B HA Hazar Savunma Havacılık ve Uzay Sanayi ile TÜSSAF Savunma Sanayi ve Silah Fabrikaları A.Ş Yönetim Kurulu Başkanı Teoman Yıldırım, savunma sanayisinin Türkiye için stratejik önemini vurguladı. Yıldırım, bu sektörün sadece askeri kapasiteyi artırmakla kalmayıp, aynı zamanda ekonomik büyümeyi, teknolojik gelişimi ve istihdamı destekleyen kritik bir alan olduğunu belirtti. Türkiye’nin jeopolitik konumu gereği savunma sanayisine yatırım yapmasının bir zorunluluk olduğunu ifade eden Yıldırım, güçlü bir savunma sanayisinin ulusal güvenlik, egemenlik ve caydırıcılık açısından hayati önem taşıdığını kaydetti.
Savunma teknolojilerinde dışa bağımlılığın riskler barındırdığını vurgulayan Yıldırım, özellikle silah sistemleri, mühimmat, radar teknolojileri ve insansız hava araçları gibi stratejik alanlarda yerli üretimin artırılmasının Türkiye’nin güvenliği için kritik olduğunu dile getirdi.
Savunma Yatırımları Ekonomiye Can Veriyor
Teoman Yıldırım, savunma sanayisinin ekonomik kalkınmanın önemli motorlarından biri olduğunu söyledi. Sektörün mühendislik, yazılım, elektronik, metalurji ve kompozit teknolojileri gibi birçok alana doğrudan katkı sağladığını belirten Yıldırım, savunma sanayisine yapılan her 1 liralık yatırımın dolaylı olarak 3 ila 4 liralık ekonomik değer yarattığını ortaya koyan araştırmalara dikkat çekti. TÜSSAF Savunma Sanayi ve Silah Fabrikaları A.Ş’nin yerli üretim odaklı çalışmalarıyla Türkiye ekonomisine katkı sunduğunu ve teknolojik bağımsızlık hedefi doğrultusunda faaliyetlerini sürdürdüğünü kaydetti.
Ar-Ge ve Teknolojik Gelişim Savunmanın Merkezinde
Savunma sanayisinin teknolojik gelişimin de merkezinde yer aldığını vurgulayan Yıldırım, internet, GPS ve insansız sistemler gibi birçok teknolojinin savunma projeleri sonucunda ortaya çıktığını hatırlattı. Türkiye’de son yıllarda savunma sanayisine yönelik Ar-Ge harcamalarının arttığını belirten Yıldırım, yapay zeka, otonom sistemler, radar teknolojileri ve siber savunma alanlarındaki yatırımların Türkiye’nin küresel rekabet gücünü artırdığını söyledi. TÜSSAF’ın bu alanlarda geliştirdiği özgün projelerle dikkat çektiğini ve yerli mühendislik kadrolarının uluslararası standartlarda yazılım tabanlı savunma çözümleri geliştirdiğini belirtti.
Yerli Üretim: Güvenlik ve Bağımsızlık İçin Şart
Yıldırım, savunma sanayisinde yerli üretimin stratejik önemini yineleyerek, dışa bağımlı bir yapının olası ambargolar ve siyasi krizlerde ülkenin savunma kapasitesini olumsuz etkileyebileceğini söyledi. Yerli üretimin ithalat maliyetlerini düşürdüğünü, teknoloji transferini hızlandırdığını ve ulusal Ar-Ge altyapısını güçlendirdiğini vurgulayan Yıldırım, Türkiye’nin son yıllarda geliştirdiği milli savunma platformlarının bu başarının somut örnekleri olduğunu ifade etti. Bayraktar İHA’lar, Atak helikopterleri, MİLGEM projesi ve Altay tankı gibi projelerin yerli savunma sanayisinin ulaştığı seviyeyi gösterdiğini belirten Yıldırım, “Savunma sanayisine yapılan her yatırım, Türkiye’nin güvenliğine, ekonomisine ve teknolojik geleceğine yapılan yatırımdır.” değerlendirmesinde bulundu.

