Hazar Savunma Havacılık ve Uzay Sanayi ile Tüssaf Savunma Sanayi ve Silah Fabrikaları Yönetim Kurulu Başkanı Teoman Yıldırım, Türkiye’nin savunma sanayiindeki dönüşümüne ve geleceğe yönelik yatırım planlarına dair önemli açıklamalarda bulundu. Yıldırım, “Türkiye, son yıllarda savunma sanayii alanında büyük bir dönüşüm yaşamaktadır. Dışa bağımlılığı azaltmak, stratejik otonomi kazanmak ve kendi güvenliğini sağlama konusunda daha güçlü bir pozisyon elde etmek isteyen Türkiye, yerli ve milli savunma teknolojilerine ciddi yatırımlar yapmaktadır,” dedi.
Bu dönüşümün temelinde yerli mühendislik gücünün geliştirilmesi, teknoloji transferi olmadan özgün ürünlerin ortaya konulması ve savunma ihracatında küresel bir oyuncu olma hedefinin yattığını belirten Yıldırım, yerli üretimin aynı zamanda ulusal güvenlik meselesi olduğunu vurguladı. Yıldırım, “Savunma sistemlerini yurt dışından temin ettiğimiz dönemlerde zaman zaman çeşitli ambargolar ve siyasi engellerle karşı karşıya kaldık. Bu durum, kritik savunma projelerinin gecikmesine veya iptaline neden oldu. Bu nedenle kendi silah sistemlerimizi, radarlarımızı, insansız hava araçlarımızı, füze savunma sistemlerimizi ve yazılımlarımızı geliştirebilmek, Türkiye için stratejik bir zorunluluk,” diye ekledi.
Kurşun Geçirmez Yelek Teknolojilerindeki Gelişim
Yıldırım, kurşun geçirmez yelek teknolojilerinin gelişimine de değinerek, geçmişte ipek mendillerle mermi durdurmaya çalışmaktan, günümüzde laboratuvarlarda üretilen süper liflerle ölümcül darbelerin engellenmesine gelindiğini anlattı. Modern koruyucu yeleklerin tarihsel gelişimine bakıldığında, mermileri durdurma çabasının sandığından çok daha eskilere dayandığını belirtti. Mevcut teknolojide yumuşak yeleklerin tabanca mermilerine karşı etkili olduğunu, ancak çelik çekirdekli mühimmatlar ve yüksek hızlı tüfek mermileri için ek plaka desteği gerektiğini söyledi. Laboratuvarlardaki çalışmaların ise lif dayanıklılığının sınırlarını zorlamaya devam ettiğini ifade etti.
Kevlar teknolojisinin zırh dünyasında yeni bir dönem başlattığını belirten Yıldırım, “1860’larda Kore’de kullanılan çok katmanlı pamuklu yeleklerden, 1960’larda Stephanie Kwolek tarafından keşfedilen Kevlar’a kadar uzun bir yol kat edildi. Kevlar, ağırlığına oranla çelikten kat kat daha güçlü olan sıvı kristal bir polimer olarak zırh dünyasında yeni bir dönem başlattı,” dedi. Modern yeleklerin de mermiyi yakalayıp, şeklini bozarak ve darbe gücünü geniş bir alana yayarak delinmeyi engellediğini açıkladı.
Yerli Çözümler ve Yatırım Planları
Hazar Savunma ve Tüssaf’ın sektördeki rolüne ilişkin konuşan Yıldırım, “Yerli savunma teknolojilerinin gelişmesinde özel sektörün katkısı son derece büyüktür. Bu bağlamda geliştirdiğimiz ileri mühendislik çözümleri ve yüksek teknolojiye dayalı ürünlerle öne çıkıyoruz,” dedi. Kurşun geçirmez yelek, zırhlı araç, elektronik harp sistemleri, radar teknolojileri, yazılım çözümleri ve entegre savunma altyapılarında yerli ve milli çözümler ürettiklerini belirtti.
Yıldırım, en dikkat çekici açıklamalardan birini yatırım planlarına dair yaptı. “Sürdürülebilir, yenilikçi ve özgün çözümler sunarak, 300 milyon dolarlık yatırım ile Bursa, Ankara ve Çorlu illerinde kurşun geçirmez yelek alanında yapay zeka destekli Ar-Ge yatırımı ile 5000 kişiyi istihdam etmeyi planlıyoruz,” dedi. Bu yatırımlarla kurulacak Ar-Ge merkezlerinin, savunma sanayii ile iş birlikleri ve proje bazlı mühendislik çözümleriyle öne çıkacağını sözlerine ekledi.
Savunma İhracatında Artan İlgi ve Geleceğin Teknolojileri
Türk savunma ürünlerine olan ilginin arttığını belirten Yıldırım, özellikle kurşun geçirmez yeleklerin yurt dışına ihraç edilmesiyle savunma ihracatında ciddi bir atılım yaşandığını söyledi. Afrika’dan Orta Asya’ya, Orta Doğu’dan Latin Amerika’ya kadar birçok ülkenin Türk savunma ürünlerine ilgi gösterdiğini dile getirdi.
Geleceğin savunma teknolojilerine de değinen Yıldırım, bu alanın daha da dijitalleşeceğini, yapay zeka, büyük veri, kuantum bilgi işlem, otonom sistemler ve siber güvenlik gibi alanların ön plana çıkacağını öngördü. Yıldırım, “Çelik yelek üretiminde artık doğadan ilham alarak yapay örümcek ipeği üzerinde deneyler yapıyoruz. Örümcek ipeğinin esnekliği ile nano-teknolojinin dayanıklılığını birleştiren yeni nesil lifler, geleceğin zırhlarını çok daha hafif ve konforlu hale getirecek,” diye konuştu. Gelecekte karbon nanotüpler ve akıllı kumaşlar sayesinde, sadece mermiyi durduran değil, aynı zamanda giyen kişinin sağlık durumunu takip eden veya vücut ısısını dengeleyen modüler sistemlerin olacağını belirtti.
Son olarak Yıldırım, “Güçlü, bağımsız ve yenilikçi bir savunma sanayii, ancak yerli ve milli teknolojilere verilen değerle mümkündür. Devletin politikaları, özel sektörün dinamizmi ve mühendislik kabiliyeti ile birleştiğinde ülke ekonomisine güçlü katkı sağlanacaktır,” diyerek sözlerini tamamladı.

