Prof. Dr. Zakir Avşar: “Troller, Bu Çağın Soysuzlarıdır ve Demokrasiyi Zehirlemektedir”
  1. Anasayfa
  2. Yerel

Prof. Dr. Zakir Avşar: “Troller, Bu Çağın Soysuzlarıdır ve Demokrasiyi Zehirlemektedir”

Izopoint - Yalıtım ve Yapı Kimyasalları

Akademisyen ve Haber7 yazarı Prof. Dr. Zakir Avşar, son yazısında günümüzün dijital dünyasındaki tehlikeli bir olguya, ‘trol’ kültürüne dikkat çekerek sert uyarılarda bulundu. Avşar, ‘Bu çağın soysuzları: Troller’ başlığıyla yayımlanan yazısında, dijital ortamdaki organize saldırıların demokrasi, insan hakları ve hukuku nasıl zehirlediğini çarpıcı örneklerle ortaya koydu.

Prof. Dr. Avşar, yazısına rahmetli yazar Nihat Genç’in ‘Bu Çağın Soylusu’ adlı eserine atıfta bulunarak başladı. Genç’in eserinin, 1980 sonrası bireyin devlet, bürokrasi ve modernleşme karşısındaki yalnız mücadelesini ve onurunu koruma çabasını merkezine aldığını belirten Avşar, bu eserin kendisi için de özel bir anlamı olduğunu vurguladı. Yazısının başlığını da hem Genç’i anmak hem de günümüzdeki durumu çarpıcı bir şekilde ifade etmek için seçtiğini dile getirdi.

Trollük: Demokrasinin Enfekte Edilmiş Mekanizması

Trollük ve trol ordularının artık ‘kabak tadı verdiğini’ söyleyen Avşar, bu mekanizmanın demokrasiyi, insan haklarını ve hukuku enfekte eden ‘aşağılık bir yapıya’ dönüştüğünü ifade etti. Avşar, CHP gibi büyük siyasi partilerin dahi bu tür oluşumların kurbanı olabildiğini, hatta genel başkanlık ve cumhurbaşkanlığı adaylığı yapmış isimlerin bile trol saldırılarının hedefi haline gelebildiğini belirtti.

Teknolojik dönüşümün siyasal iletişimin doğasını kökten değiştirdiğini vurgulayan Avşar, geçmişte siyasal mücadelelerin parlamento, meydanlar ve geleneksel medya ile sınırlı olduğunu, günümüzde ise mücadelenin önemli bir kısmının sosyal medya platformlarına kaydığını anlattı. Milyonlarca kişiye saniyeler içinde ulaşabilen dijital ağların siyasal katılımı kolaylaştırdığını ancak aynı zamanda ciddi riskler taşıdığını belirtti.

Sosyal Medya ve Dijital Linç Kültürü

Prof. Dr. Avşar, ‘trol orduları’, organize dijital kampanyalar ve sosyal medya üzerinden yürütülen ‘linç kültürü’nün siyasal rekabetin biçimini ve niteliğini derinden etkilediğini söyledi. ‘Trol’ kavramının, belirli bir gündemi yaymak, kamuoyu algısını yönlendirmek veya karşıt görüşleri baskılamak amacıyla koordineli hareket eden hesapları tanımladığını açıkladı. Her dijital ağın doğrudan bir siyasi parti tarafından yönetilmese de, siyasi aktörlerin, çıkar gruplarının veya destekçi topluluklarının bu tür eşgüdümlü faaliyetler yürüttüğünü belirtti. Bu faaliyetlerin amacının genellikle ikna etmekten çok, baskı kurmak, kendi seçmen kitlesini diri tutmak ve karşıt görüşleri ifade etmenin toplumsal maliyetini artırmak olduğunu ifade etti.

Sosyal psikoloji alanındaki çalışmaların, insanların siyasi kimliklerini değiştirmelerinin zor olduğunu gösterdiğini hatırlatan Avşar, dijital kampanyaların rakip görüştekileri ikna etmek yerine itibarsızlaştırmaya, yalnızlaştırmaya veya susturmaya odaklandığını söyledi. Organize hakaretler, hedef göstermeler ve toplu etiket kampanyalarının bu işlevi yerine getirdiğini, bunun da ‘dijital linç kültürü’nü beslediğini belirtti.

Eleştiri mi, Linç mi?

Demokratik toplumlarda eleştirinin vazgeçilmez bir unsur olduğunu ancak eleştiri ile linç arasında net bir fark olduğunu vurgulayan Avşar, eleştirinin fikirleri ve politikaları sorgularken, linçin kişiyi değersizleştirip meşru tartışma alanının dışına itmeye çalıştığını anlattı. Sosyal medyada bu ayrımın ortadan kalktığını, farklı görüş belirtenlerin kısa sürede ‘hain’, ‘satılmış’ gibi ağır suçlamalarla karşılaştığını ve bu etiketlerin bir görüş ayrılığını değil, hedef alınan kişiyi gayrimeşru ilan etme işlevi gördüğünü söyledi.

Sosyal medya platformlarının algoritmalarının, en fazla etkileşim alan, yani öfke, korku ve nefret gibi duyguları uyandıran içerikleri öne çıkardığını belirten Avşar, bunun da siyasal tartışmaların giderek daha sert ve yüzeysel bir karakter kazanmasına yol açtığını ifade etti. ‘Grup kutuplaşması’ olgusunun da bu süreci hızlandırdığını, benzer düşünen insanların giderek daha uç noktalara savrulduğunu ve farklı fikirlere tahammül alanının daraldığını belirtti.

CHP’deki Durum ve Sonuç

Son dönemde dikkat çeken gelişmelerden birinin de dijital linç kültürünün CHP’deki iç iktidar mücadelelerinde yaygın olarak görülmesi olduğunu dile getiren Avşar, parti içi farklı görüşlerin ve eleştirilerin bile ‘sadakat testi’ne dönüştüğünü, belirli bir lideri veya ekibi tam desteklemeyenlerin düşman olarak görüldüğünü ve organize saldırılara uğradığını ifade etti. Bu durumun, parti içi eleştiri mekanizmalarını ortadan kaldırarak karar alma süreçlerini daralttığını ve nitelikli insanların siyasal tartışmalardan uzaklaşmasına neden olduğunu belirtti.

Avşar, ‘Suskunluk sarmalı’ teorisine de değinerek, organize dijital kampanyaların gerçekte olduğundan daha büyük bir toplumsal mutabakat görüntüsü yaratarak farklı düşünenlerin sessizleşmesine neden olduğunu vurguladı. Sonuç olarak, Prof. Dr. Avşar, ‘Sayın Kılıçdaroğlu ve ekibi, geçmişte parti içi ve parti dışı rakiplerine yönelttikleri trol ağlarının bu günkü en amansız kurbanları durumundalar…’ ifadesiyle yazısını tamamladı.

Bu Yazıya Tepkiniz Ne Oldu?
  • 0
    be_endim
    Beğendim
  • 0
    alk_l_yorum
    Alkışlıyorum
  • 0
    e_lendim
    Eğlendim
  • 0
    d_nceliyim
    Düşünceliyim
  • 0
    _rendim
    İğrendim
  • 0
    _z_ld_m
    Üzüldüm
  • 0
    _ok_k_zd_m
    Çok Kızdım

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir