Prof. Dr. Zakir Avşar’dan Bayram Mesajı: Modern Hayatta Kaybolan Değerler ve Toplumsal Bağlar
  1. Anasayfa
  2. Yaşam

Prof. Dr. Zakir Avşar’dan Bayram Mesajı: Modern Hayatta Kaybolan Değerler ve Toplumsal Bağlar

Izopoint - Yalıtım ve Yapı Kimyasalları

Akademisyen ve Haber7.com yazarı Prof. Dr. Zakir Avşar, bayram vesilesiyle önemli bir köşe yazısı kaleme aldı. Ramazan ayının sonuna gelindiğini ve bayrama erişildiğini belirten Avşar, bayramın kutlu olmasını, iyiliklere, güzelliklere, huzura, barışa ve ebedi kurtuluşa vesile olmasını diledi.

Prof. Dr. Avşar, modern toplumların en dikkat çekici paradokslarından birinin, maddi ilerleme ile toplumsal çözülmenin aynı anda yaşanması olduğunu vurguladı. Teknolojik gelişmeler, ekonomik büyüme ve kentleşmenin ilerleme göstergeleri olarak sunulduğunu ancak bu ilerleme anlatısının arka planında toplumsal bağların zayıflaması, ortak anlam dünyalarının daralması ve ahlaki sorumluluk bilincinin aşınması gibi daha derin dönüşümlerin gerçekleştiğini ifade etti.

Bayramların Kurucu Anlamı ve Modern Hayattaki Dönüşümü

Bayramların, dini bir ibadet ifası olmanın yanı sıra toplumun kendisini yeniden kurduğu, kuşakların birbirine bağlandığı ve dayanışma duygusunun tazelendiği günler olduğunu belirten Avşar, bu günlerin bireysel ibadetlerin, toplumsal hafızanın ve ahlaki sorumluluğun yeniden hatırlandığı zamanlar olduğunu söyledi. Ancak modern kent hayatının hızlanan ritmi içinde bayramın bu kurucu anlamının giderek zayıfladığını ve birçok insan için bayramın daha çok bireysel bir tatil zamanına dönüştüğünü gözlemlediğini aktardı. Aile ziyaretlerinin seyrekleşmesi, komşuluk ilişkilerinin zayıflaması ve bayramlaşma pratiklerinin sembolik düzeyde kalmasının, daha geniş bir toplumsal dönüşümün göstergeleri olduğunu belirtti.

Niceliksel Büyüme ve Toplumsal Çözülme Paradoksu

Günümüz toplumlarının niceliksel büyümeyi ilerleme ile eşitleyen bir zihinsel çerçeve içinde düşündüğünü ifade eden Avşar, daha kalabalık şehirler, daha yoğun tüketim ve daha geniş betonlaşmanın kalkınmanın işaretleri olarak görüldüğünü ancak bu büyümenin arka planında toplumsal dokuyu zayıflatan, insanı köksüzleştiren ve kamusal hayatı kırılganlaştıran bir çözülme sürecinin işlediğini söyledi. Geleneksel dayanışma ağlarının yerini geçici ve yüzeysel ilişkilerin aldığını, komşuluk, mahalle ve aidiyet gibi değerlerin toplumsal hayatın merkezinden uzaklaştığını belirtti. Bu durumun, insanların fiziksel olarak birbirine yakın yaşarken sosyal olarak daha uzak bir hayat sürmelerine neden olduğunu dile getirdi.

Sivil/Uygar Dikkatsizlikten Duyarsızlığa

Kent yaşamının ürettiği anonimliğin sosyal ilişkilerin biçimini ve ahlaki davranış kalıplarını dönüştürdüğünü belirten Avşar, sosyolog Erving Goffman’ın ‘sivil/uygar dikkatsizlik’ kavramına değindi. Goffman’a göre kalabalık kent yaşamında bireylerin yabancılara müdahale etmeme eğiliminde olduğunu, bunun ahlaki bir duyarsızlık değil, kent hayatının sürdürülebilirliği için gerekli medeni bir davranış kodu olduğunu açıkladı. Ancak günümüz şehirlerinde bu medeni mesafenin giderek ‘sivil/uygar duyarsızlığa’ dönüştüğünü, bireylerin başkalarının acısını, ihtiyacını görmemeye başladığını söyledi. Sokakta düşen yaşlıya bakıp yoluna devam etme, ağlayan çocuğu başkasının sorunu olarak görme gibi durumların büyük şehirlerde sıradanlaştığını ifade etti.

Bayramların Toplumsal İşlevi ve Aidiyet Duygusunun Önemi

Bu dönüşümün bireysel ahlakın zayıflamasıyla açıklanamayacağını, kentleşme biçiminin ürettiği anonimliğin, sürekli hareket hâlinin ve mekânsal kopukluğun bireyin kendisini kalıcı bir topluluğun parçası olarak hissetmesini zorlaştırdığını belirten Avşar, aidiyet duygusunun zayıflamasının sorumluluk bilincini de zayıflattığını vurguladı. Bayramların, dini ritüeller olmanın yanı sıra toplumun kolektif vicdanını yeniden hatırladığı zamanlar olduğunu söyledi. Bu günlerin kuşaklar arası bağların güçlendiği, kırgınlıkların giderildiği, yoksulların hatırlandığı ve komşuluk ilişkilerinin canlandığı toplumsal eşikler olduğunu belirtti. Bayram ziyaretleri, paylaşım pratikleri ve karşılıklı hatır sorma geleneğinin, toplumun kendisini ahlaki olarak yeniden kurmasının yollarından biri olduğunu ifade etti.

Modern Hayatta Kaybolan Değerler ve Kentlerin İnsanileşmesi

İnsanların bayramı giderek daha çok bireysel bir tatil deneyimi olarak yaşamaya başladığını ancak bayramın asıl anlamının insanın kendisi için değil başkaları için de yaşadığını hatırlaması olduğunu söyledi. Ailelerin parçalanması, kuşakların farklı şehirlerde yaşaması ve komşuluk ilişkilerinin zayıflamasının, toplumun dayanışma kapasitesini azalttığını dile getirdi. Güvenliğin değil, güvenin azaldığını gösteren yüksek duvarlı siteler ve kapalı yaşam alanları gibi mimari özelliklere dikkat çekti. Toplumların gücünün merhamet, sorumluluk ve dayanışma gibi ahlaki değerleri ne ölçüde koruyabildikleriyle belirlendiğini vurgulayan Avşar, bayramların bu değerleri hatırlattığını belirtti. Bir yaşlıyı ziyaret etmek, bir yetimin başını okşamak ya da bir komşunun kapısını çalmanın, toplumsal dokunun yeniden örülmesi olduğunu söyledi.

Prof. Dr. Avşar, bayramların modern toplumun unutmaya başladığı bir hakikati hatırlattığını, toplumun sadece bireylerin toplamı değil, paylaşılan sorumlulukların ve ortak değerlerin de bir bütün olduğunu belirtti. Kentlerin büyümesinin değil, insanileşmesinin asıl mesele olduğunu vurgulayan Avşar, eğer komşuluğu, dayanışmayı ve merhameti yeniden toplumsal hayatın merkezine yerleştiremezsek, büyüyen şehirlerin küçülen insanlara ev sahipliği yapmaya devam edeceğini söyledi. Medeniyetin gerçek ölçütünün, kalabalıklar içinde yalnızlaşmamak ve birbirimizin yükünü omuzlayabilme iradesi olduğunu belirterek sözlerini tamamladı.

Nice bayramlara…

Bu Yazıya Tepkiniz Ne Oldu?
  • 0
    be_endim
    Beğendim
  • 0
    alk_l_yorum
    Alkışlıyorum
  • 0
    e_lendim
    Eğlendim
  • 0
    d_nceliyim
    Düşünceliyim
  • 0
    _rendim
    İğrendim
  • 0
    _z_ld_m
    Üzüldüm
  • 0
    _ok_k_zd_m
    Çok Kızdım
İlginizi Çekebilir

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir