HUDER’den İsrail’in İdam Yasasına Sert Tepki: ‘Soykırımın Hukuki Kılıfı’
  1. Anasayfa
  2. Yerel

HUDER’den İsrail’in İdam Yasasına Sert Tepki: ‘Soykırımın Hukuki Kılıfı’

Izopoint - Yalıtım ve Yapı Kimyasalları

ANKARA – BHA – Hukuki Araştırmalar Derneği (HUDER) Genel Başkanı Av. Hasan Oymak, İsrail Meclisi (Knesset) tarafından kabul edilen ve Filistinli esirlere yönelik idam cezasını öngören yasaya sert tepki gösterdi. Oymak, yaptığı yazılı açıklamada, bu kararın bir yargı kararı olmadığını, soykırımın hukuki kılıfı olduğunu savundu.

Av. Hasan Oymak, yasanın uluslararası hukuk normlarını yok etme sürecinin bir parçası ve bir halkın topyekûn imhasına yönelik sinsi bir “hukuki kılıf” olduğunu belirtti. 30 Mart 2026 tarihli bu düzenlemenin, İsrail’in vicdan sahiplerinin gözünde kaybettiğini ve hırsını masumlardan çıkarmaya çalıştığını gösterdiğini ifade eden Oymak, “30 Mart, eli kanlı bir devletin ayrımcı bir ceza rejimi inşa ettiği kara gündür!” dedi.

İsrail’in kendi iç hukukunu uluslararası insancıl hukukun üzerinde görme gafletinin, modern hukukun temellerine yönelik bir suikast girişimi olduğunu vurgulayan Oymak, bu yasanın sadece bir ceza hukuku meselesi değil, İsrail’in kuruluşundan beri sürdürdüğü işgal ve zulüm politikalarının kanlı bir halkası olduğunu belirtti.

Uluslararası Hukuk İhlali Vurgusu

Oymak, Dördüncü Cenevre Sözleşmesi’nin 68. maddesinin 2. fıkrasına atıfta bulunarak, işgalci bir gücün ancak işgalden önce o topraklarda var olan yasalar idamı öngörüyorsa bu cezayı verebileceğini hatırlattı. Filistin topraklarında işgal öncesi hukukta böyle bir karşılığın olmadığını belirten Oymak, bu yasanın uluslararası insancıl hukukun temeline vurulmuş bir darbe ve yoruma kapalı bir ihlal olduğunu söyledi.

Tarihin en büyük katliamlarını gerçekleştiren Nazi Almanyası’nın bile bu canilikleri kendi “yasalarına” uygun bir şekilde yaptığını hatırlatan Oymak, İsrail yargısının Nazi yargı sisteminin bir benzeri olarak Siyonizm’e hizmet eden keyfi bir araç haline geldiğini iddia etti.

Ayrımcılık ve Apartheid Suçu

Bu yasanın, aynı suçu işleyen bir Filistinli ile bir İsrail vatandaşı arasında korkunç bir ayrım gözetildiğini dile getiren Oymak, Filistinlilerin askeri mahkemelerde, oybirliği şartı aranmadan, temyiz hakkı olmaksızın ve işkence altında alınan ifadelerle ölüme gönderildiğini belirtti. Bu düzenlemenin, Roma Statüsü’nde tanımlanan “Apartheid” suçunun en somut delili olduğunu savundu.

Hapishanelerdeki işkence ve zalimane davranışlar sonucu hayatını kaybeden binlerce Filistinli esir bulunduğunu hatırlatan Oymak, bu yasanın, esirlerin katledilmesini İsrail’in soykırımcı mevzuatına uygun hale getirme çabası olduğunu söyledi. İşgal hukuku gereği Filistin halkının işgalci güce karşı bir sadakat yükümlülüğü olmadığını ve halkın kendi toprağını savunmasını “idamlık suç” saymanın hukuken hükümsüz olduğunu ekledi.

Acil Müdahale Çağrısı

Gelinen noktada, BM Özel Raportörlerine acil müdahale çağrısı gönderilmesi, Uluslararası Ceza Mahkemesi (UCM) savcılığına “Apartheid ve Savaş Suçu” kapsamında Madde 15 bildirimi yapılması ve Uluslararası Adalet Divanı’ndaki soykırım davasına bu infaz rejiminin bir kanıt olarak dahil edilmesi gerektiğini vurgulayan Oymak, tüm dünya devletlerini, uluslararası kuruluşları, dünya barolarını, akademisyenleri ve insan hakları savunucularını, yaşam hakları ellerinden alınan mazlumlar için etkili ve caydırıcı adımlar atmaya davet etti.

Son olarak Oymak, İsrail Meclisi’nin ihdas ettiği bu idam yasasının İnsanlığın en büyük sınavlarından biri olduğunu ve bu sınavı verene kadar Onurlu Filistin halkının yaşam hakkını savunmanın tüm insanlığın borcu olduğunu, sessizliğin ise bu hukuksuzluğa ortak olmak anlamına geldiğini sözlerine ekledi.

Bu Yazıya Tepkiniz Ne Oldu?
  • 0
    be_endim
    Beğendim
  • 0
    alk_l_yorum
    Alkışlıyorum
  • 0
    e_lendim
    Eğlendim
  • 0
    d_nceliyim
    Düşünceliyim
  • 0
    _rendim
    İğrendim
  • 0
    _z_ld_m
    Üzüldüm
  • 0
    _ok_k_zd_m
    Çok Kızdım

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir