Spor yorumcusu Bahadır Bulut, ‘Islık Çalan Cellatlar’ başlıklı yazısında Türk futbolunun içinde bulunduğu vahim tabloyu gözler önüne serdi. Bulut, Türk futbolunun sessiz bir çöküş yaşamadığını, aksine tribünlerin ağladığı, kulüplerin zor durumda kaldığı ve adalet arayışlarının boşa çıktığı gürültülü bir yok oluş sürecinde olduğunu belirtti.
Hakem Kararları ve Sistemin Çıkmazı
Her sezonun sonunda tekrar eden hakem hataları, federasyon istifaları ve teknik adam değişiklikleri döngüsüne dikkat çeken Bulut, asıl sorumluların kimler olduğunu sorguladı. Bir hakemin tek bir yanlış kararının sadece maçın sonucunu değil, bir şehrin umutlarını, kulüplerin maddi değerlerini ve şampiyonlukları bile etkileyebileceğini vurguladı. Türkiye Futbol Federasyonu (TFF), Merkez Hakem Kurulu (MHK) ve teknik ekiplerin hakem kararlarının gölgesinde bir yönetim sergilediğini ifade eden Bulut, hakemlerin Türk futbolunu yönlendirecek kadar güçlü bir konuma sahipken, sorumluluktan kaçındığını savundu. Hata yapan hakemlerin bir hafta dinlendirildiğini, ancak aynı hata yüzünden teknik adamların kariyerlerinin lekelendiğini ve kulüplerin ekonomik sıkıntılara sürüklendiğini belirtti.
Teknik Direktörler Neden Kolay Hedef Oluyor?
Bulut, futbolun yazılı olmayan bir kuralı gereği, saha içindeki oyuncu ve tribündeki taraftar kitlelerini değiştirmek yerine, kenardaki teknik direktörlerin kolayca görevden alındığını dile getirdi. Oyuncu yetersizliği, transfer başarısızlığı veya hakem hataları gibi tüm sorunların faturasının genellikle teknik direktörlere kesildiğini söyledi. Karar vericiler için teknik adam değişikliğinin en kolay ‘gaz alma’ yöntemi olduğunu, ancak asıl sorunun liyakatsiz yönetimler ve adaletsiz işleyen bir mekanizma olduğunu savundu.
Futbolun Gerçek Sahipleri Sahip Çıkmalı
Taraftarların futbolu kendi yönetme isteğinin haklı bir isyan olduğunu belirten Bulut, taraftarın futbolun sadece skorlardan ibaret olmadığını, bir ruhu olduğunu bildiğini ifade etti. Karar vericilerin koltuklarını koruma telaşı içinde olduğunu, futbolun gerçek sahipleri olan taraftarların ise kalitenin düşüşünü izlemek zorunda kaldığını söyledi. Bulut, Türk futbolunun saha dışındaki gürültüyü susturup, sahadaki oyunun kalitesini artırmadığı sürece, her sezon ‘günah keçileri’ aranmaya devam edeceğini vurguladı. Temiz bir oyunun düdüğünün duyulması gerektiğini ve bugünün alelade çalınan düdüklerinin, yarının futbol hayallerini çalan birer hırsızlık olduğunu belirterek yazısını sonlandırdı.
Bahadır Bulut

