Ankara Ticaret Odası (ATO) Başkanı Gürsel Baran, Nisan ayı Olağan Meclis Toplantısı’nda yaptığı konuşmada, küresel ekonomideki belirsizlikler ve jeopolitik gerilimlerin etkilerine dikkat çekerek, Türkiye’nin yatırım ortamını iyileştirecek adımların önemini vurguladı. Baran, “Yatırım İçin Güçlü Merkez Programı” kapsamında sunulan vergi avantajlarının yerinde olduğunu belirterek, program kapsamı dışındaki işletmeler için de kurumlar vergisinde sadeleşme ve tek oranlı bir modelin hayata geçirilmesi çağrısında bulundu.
Küresel Gerilimler ve Ekonomik Baskılar
Küresel ölçekte artan jeopolitik gerilimlerin, özellikle İran, İsrail ve ABD eksenindeki gelişmelerin enerji ve ticaret dengelerini bozduğunu belirten Baran, bu durumun küresel enflasyon üzerinde de baskı oluşturduğunu ifade etti. Hürmüz Boğazı’ndaki gelişmelerin tedarik zincirlerinin kırılganlığını gözler önüne serdiğini ve lojistik maliyetlerinden sigorta primlerine kadar birçok alanda artışa neden olduğunu vurguladı. Baran, “Hürmüz’deki fiili kısıtlamalar, denizcilik sektöründe benzeri görülmemiş bir tıkanıklığa yol açtı. Enerjiden gübre fiyatlarına, lojistikten sigorta maliyetlerine kadar tüm alanları etkileyen bu dar hat, küresel enflasyonda da yükselişe yol açıyor.” dedi.
Türkiye Yatırımlar İçin Güçlü Bir Merkez Olma Yolunda
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından açıklanan “Türkiye Yüzyılı: Yatırım İçin Güçlü Merkez Programı”nın, Türkiye’nin güvenli liman olma özelliğini pekiştirdiğini belirten Baran, program kapsamında ihracatçılara yönelik vergi avantajlarının dikkat çekici olduğunu söyledi. İmalatçı ihracatçılar için kurumlar vergisinin yüzde 20’den yüzde 9’a, imalatçı olmayan ihracatçılar için ise yüzde 20’den yüzde 14’e düşürüleceğini hatırlattı. Ayrıca, yüksek katma değerli hizmet ihracatına yönelik kazanç istisnasının yüzde 100’e çıkarılacağını ve İstanbul Finans Merkezi’ne taşınan şirketlere 20 yıl boyunca kurumlar vergisi istisnası sağlanacağını belirtti. Yatırım süreçlerinin sadeleştirilmesine yönelik “Tek Durak Büro” uygulamasının da yatırımcıların bürokrasiyi azaltma ve işlemlerini tek merkezden yürütme ihtiyacına yanıt verdiğini ekledi.
Girişimcilik ve KOBİ’ler İçin Destek Çağrısı
Programın girişimcilik ekosistemini güçlendirmeye yönelik adımlarının, özellikle genç girişimciler için önemli fırsatlar sunduğunu ifade eden Baran, start-up ekosistemine yönelik teşviklerin ve finansmana erişimi kolaylaştıran düzenlemelerin ülkenin yüksek katma değerli üretim hedeflerine katkı sağlayacağını söyledi. Ancak, küresel belirsizlikler ve maliyet baskıları nedeniyle karlılıkları azalan KOBİ’lerin vergi yükünün hafifletilmesi gerektiğini vurguladı. Baran, “Ülkemizde üretim ve istihdamda önemli bir rol üstlenen KOBİ’lerimiz vergi yükünü yüklenirken, yararlanabildikleri indirim ve istisnalar sınırlı.” dedi.
Tek Oranlı Kurumlar Vergisi Modeli Önerisi
Baran, vergide adalet ve rekabetin sağlanması için farklı oranlarda uygulanan kurumlar vergisinin, yüzde 15 olarak tek bir orana indirilmesi gerektiğini savundu. Bu modelin en başarılı örneklerinden birinin İrlanda olduğunu belirten Baran, “Bu modelin en başarılı örneği, uzun yıllardır yerli sermaye olsun, yabancı sermaye olsun tüm şirketlere yüzde 12,5 kurumlar vergisi oranını uygulayan İrlanda’dır.” dedi. Bu tür bir düzenlemenin, işletmelerin öz kaynaklarını güçlendireceğini, yatırım iştahını artıracağını ve kayıtlı ekonomiyi teşvik edeceğini sözlerine ekledi. Baran, “Üretimi, ihracatı, istihdamı ve yatırımı teşvik eden, ülkemiz ekonomisini güçlendirecek olan her türlü programı destekliyoruz.” diyerek sözlerini tamamladı.

