Ankara Kent Konseyi (AKK) Başkanı Halil İbrahim Yılmaz, yaşanan acı olaylara ilişkin derin bir yüzleşme çağrısı yaptı. Yılmaz, “Bu acı kör bir suçlama değil; hepimizi derinden sarsan bir yüzleşme çağrısıdır. Yaşadığımız bu büyük acı, sadece birilerinin değil; hepimizin payına düşen bir utançtır. Bizler, şahit olduğumuz sorunları zamanında dile getirmedik, ihmallerimiz karşısında yeterince farkında olmadık. Her gün susarak bu karanlığın büyümesine biz izin verdik.” dedi.
Yaşananların toplumsal bir ihmalin sonucu olduğunu vurgulayan Başkan Yılmaz, “Görmezden gelinen her ihmal, ertelenen her sorumluluk, duymazdan gelinen her uyarı bizi bu noktaya getirmiştir. Çocuklarımız güvende diye düşündük; içlerindeki çığlığı görmezden geldik. Hepimiz biraz sustuk, biraz erteledik ve bedelini çocuklarımız ödedi. Koruyamadığımız her çocuk, hepimizin ortak sorumluluğudur.” ifadelerini kullandı.
Sorumluluk Krizi ve Toplumsal Değerler
Sürecin yalnızca güvenlik zafiyetiyle açıklanamayacağını belirten Başkan Yılmaz, “Mesele sadece güvenlik zafiyeti değil, aynı zamanda bir sorumluluk krizidir. Ailede başlayan çözülme, değerlerin zayıflaması ve düşünsel savrulmalar bu süreci derinleştirmiştir. Bir daha hiçbir çocuk, ertelenen sorumlulukların bedelini ödememelidir.” değerlendirmesinde bulundu.
Toplumsal birlik ve birlikte yaşama kültürünün zayıfladığına işaret eden Başkan Yılmaz, “Birlikte yaşama duygusunu kaybettik. Eskiden farklılıklarla aynı sofrada buluşabiliyorduk, bugün ise tartışmaların yerini öfke aldı. Kalabalıklar artık bir bağ değil, yalnızlığın en sessiz hali. Vasata kurban olduk, liyakata savaş ilan ettik ve belki de en acısı bunu fark etmekte geç kaldık.” şeklinde konuştu.
Hayatını Kaybedenlere ve Yaralılara Taziye
Açıklamasının sonunda hayatını kaybedenlere rahmet, yaralılara acil şifa dileyen Başkan Yılmaz, “Bu elim saldırıda hayatını kaybeden tüm canlarımıza Allah’tan rahmet diliyoruz. Yaralı evlatlarımızın bir an önce sağlıklarına kavuşmasını temenni ediyoruz. Geride kalan ailelere, öğretmenlere ve eğitim camiasına sabır diliyoruz. Acımız büyük; hiçbir çocuğumuzun kaybına bir daha şahit olmamak en büyük temennimizdir.” dedi.

