Yeşilay, sosyal medya kullanımının bağımlılık boyutunu ele alan kapsamlı bir araştırmanın sonuçlarını paylaştı. 31 Mart 2026 tarihinde Sepetçiler Kasrı’nda düzenlenen basın toplantısında konuşan Yeşilay Genel Başkanı Doç. Dr. Mehmet Dinç ve Yeşilay Bilim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Osman Tolga Arıcak, Türkiye’deki sosyal medya kullanım alışkanlıklarının dünya ortalamasını aştığını ve bunun getirdiği risklere dikkat çekti.
Türkiye genelinde 1.195 katılımcıyla gerçekleştirilen araştırmaya göre, haftalık sosyal medya kullanım süresi ortalama 25 saate ulaşarak dünya ortalaması olan 19 saatin üzerine çıktı. Katılımcıların %70’i günde 3 saatten fazla sosyal medyada vakit geçirdiğini belirtirken, önemli bir kesimin sosyal medyayı adeta bir kaçış mekanizması olarak kullandığı ortaya kondu. Bu durumun, ilişki kurma, stresle başa çıkma ve planlama gibi temel yaşam becerilerini olumsuz etkilediği vurgulandı.
Yeşilay Danışmanlık Merkezi (YEDAM) verileri de bu tabloyu destekler nitelikte. İnternet bağımlılığı başvurularının büyük çoğunluğunu sosyal medya kullanıcılarının oluşturduğu, danışanların akıllı telefonlarını ağırlıklı olarak sosyal medya için kullandığı belirtildi. YEDAM’a başvuran sosyal medya bağımlılarında, ortalama 6 saat olan kullanım süresinin takiple azaltılabildiği ancak bağımlılığın altında yatan duygusal düzenleme ve kaçış mekanizmalarının önemine dikkat çekildi.
Zararlı İçeriklere Maruz Kalma Riski Yüksek
Araştırma, özellikle genç kullanıcıların zararlı içeriklere maruz kalma riskinin yüksek olduğunu gözler önüne serdi. Kullanıcıların %30’u sosyal medyada kumar ve bahis içerikleriyle karşılaştığını, %20’si ise tütün ve alkol reklamlarıyla karşılaştığını belirtti. Özellikle 12-19 yaş arası gençlerin, uyuşturucu içerikli paylaşımlara maruz kaldıkları günlerde madde kullanım risklerinin 30 kat arttığı bilgisi paylaşıldı.
Yeşilay’dan Kapsamlı Çözüm Önerileri
Yeşilay Genel Başkanı Doç. Dr. Mehmet Dinç, davranışsal bağımlılıkların toplum için ciddi bir tehdit oluşturduğunu vurgulayarak, Yeşilay’ın önleme, rehabilitasyon ve savunuculuk alanlarında bütüncül bir yaklaşımla çalıştığını belirtti. Dinç, sosyal medyanın kontrolsüz kullanımının bağımlılık riskini artırdığını ve bu nedenle dijital okuryazarlık eğitimlerinin yaygınlaştırılması gerektiğini söyledi. Ayrıca, sosyal medya kullanımına minimum yaş sınırı getirilmesi, zararlı içerik ve reklamların daha etkin denetlenmesi, gençlere yönelik önleme programlarının güçlendirilmesi ve davranışsal bağımlılıkları izleyecek bağımsız bir araştırma merkezinin kurulması gibi çözüm önerilerini sıraladı.
Yeşilay, bu raporla sosyal medyanın bilinçli kullanımı konusunda farkındalık yaratmayı ve politika yapıcılar, eğitimciler ile ailelere yol göstermeyi hedefliyor.

