Prof. Dr. Veysel Ayhan: Modern Savaşın Kuralları Yeniden Yazılıyor, Konvansiyonel Üstünlük Çöküyor Mu?
  1. Anasayfa
  2. Yerel

Prof. Dr. Veysel Ayhan: Modern Savaşın Kuralları Yeniden Yazılıyor, Konvansiyonel Üstünlük Çöküyor Mu?

Izopoint - Yalıtım ve Yapı Kimyasalları

ANKARA – BHA

SESA Enstitüsü Direktörü ve TİMBİR Yüksek İstişare Kurulu Üyesi Prof. Dr. Veysel Ayhan, ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırıları ve İran’ın buna karşılık vermesiyle modern savaşın doğasında köklü bir dönüşüm yaşandığını belirtti. Bu dönüşümün yalnızca askeri teknolojilerle sınırlı kalmayıp, savaşın ekonomik, ideolojik ve kurumsal boyutlarını da yeniden şekillendirdiğini vurgulayan Ayhan, yüksek maliyetli konvansiyonel sistemlerin düşük maliyetli asimetrik tehditler karşısında sınırlarının belirginleştiğini ifade etti.

Uçak Gemileri Üstünlüğünde Sona Doğru

Prof. Dr. Ayhan, yüksek maliyetli konvansiyonel silah sistemlerinin, düşük maliyetli ve asimetrik tehditler karşısında yetersiz kalabildiğini söyledi. Yaklaşık 4-5 milyar dolarlık USS Abraham Lincoln ve 13-15 milyar dolarlık USS Gerald R. Ford gibi Amerikan uçak gemilerinin, 1-3 milyon dolarlık seyir füzeleri ve 20 bin – 1 milyon dolarlık insansız hava araçları ile hedef alınabildiğini belirtti. Bu durumun, Amerikan uçak gemilerinin hareket üstünlüğünü sınırladığını ve operasyonel doktrinlerde dönüşümün kaçınılmaz olduğunu gösterdiğini ekledi.

Yer Altına inmeyen Güç Ayakta Kalamaz

Askeri kapasitelerin yer altına entegre edilmediği takdirde düşman tarafından etkisiz hale getirilebileceğini dile getiren Ayhan, ABD’nin bölgedeki askeri üslerinin yüzeyde konumlanmasının, onları füze ve insansız sistemlere karşı kırılgan hale getirdiğini savundu. Buna karşılık İran’ın askeri kapasitesinin önemli bir bölümünü yer altına inşa ederek kritik unsurlarını koruduğunu ve bu sayede saldırı/savunma kapasitesini sürdürebildiğini belirtti.

Baş Kesilse Bile Sistem Çalışmaya Devam Etmeli

Yüksek yoğunluklu çatışmalarda merkezi komuta yapılarının hedef alındığını ancak İran’ın ‘mozaik savunma’ doktriniyle buna karşı direnç ürettiğini anlatan Ayhan, bu modelin yerelleşmiş, yarı otonom ve dağıtık bir savaş stratejisini öne çıkardığını ifade etti.

Teopolitik Askeri Yapılara Geri Dönüş

Savaşın artık yalnızca jeopolitik çıkarlar değil, ideolojik ve inanç temelli bir zeminde de yürütüldüğünü vurgulayan Ayhan, Netanyahu’nun Tevrat referansları, İran’ın ideolojik-dini yapısı ve ABD’deki bazı çevrelerin savaşı kutsal mücadele olarak görmesinin, teopolitik askeri yapıların yeniden güç kazandığını gösterdiğini söyledi.

Gizli Olan Artık Gizli Değil: Sivil Teknoloji ve Açık Kaynak İstihbaratın Yükselişi

İstihbaratın artık devletlerin tekelinde olmadığını belirten Ayhan, ticari uydu görüntüleri, yapay zekâ destekli analizler ve açık kaynak istihbarat araçlarının askeri hareketliliği anlık takip etme imkânı tanıdığını ve operasyonel gizliliği aştığını vurguladı. Bilgi üstünlüğünün sivil teknoloji ekosistemiyle de doğrudan ilişkili olduğunu belirtti.

Pahalı Olan Her Zaman Daha İyi Değildir: Doygunluk Savaşı ve Savunma Kapasitesinin Aşınması

Düşük maliyetli insansız hava araçları ve seyir füzelerinin yoğun kullanımının, yüksek maliyetli savunma sistemlerinin sınırlarını zorladığını ifade eden Ayhan, savunma mimarisinin teknolojik üstünlük kadar yoğunluk ve sürekliliğe karşı dayanıklılık üzerinden de değerlendirilmesi gerektiğini söyledi. İran’ın çoklu ve yoğun saldırılarının, savunma sistemlerinin kapasite sınırlarını görünür hale getirdiğini ve modern savaşın nicelik, süreklilik ve maliyet-etkinlik dengesine dayandığını belirtti.

Ulus Devletleri Zorlayan Savaş Stratejisi

İran Savaşı’nın ulus-devlet merkezli anlayışı dönüştürdüğünü, çatışmaların vekil aktörler üzerinden farklı coğrafyalarda yürütülmesinin savaşın klasik cephe mantığından uzaklaştırdığını dile getiren Ayhan, paramiliter yapılar ve yarı otonom grupların artan etkisinin merkezi otoritenin güvenlik tekelini zayıflattığını ve savaşın çok aktörlü, parçalı bir yapıya dönüştüğünü söyledi.

Savaşın Maliyetinin Küreselleşmesi: Jeoekonomik Etki ve Sistemik Kırılganlık

Modern çatışmaların enerji altyapıları, deniz ticaret yolları gibi küresel sistemin kritik unsurlarını hedef aldığını ve savaşın etkilerinin bölgesel sınırları aştığını belirten Ayhan, Hürmüz Boğazı gibi stratejik geçiş noktalarına yönelik müdahalelerin enerji arz güvenliği ve uluslararası ticaret üzerinde zincirleme etkiler yarattığını ifade etti. Bu durumun, savaşın küresel ekonomik sistem üzerinde yaygın ve çok katmanlı maliyetler üreten bir sürece dönüştüğünü ve gelecekte aktörlerin savaşın yükünü daha geniş alana yayma stratejileri benimseyebileceğine işaret ettiğini vurguladı.

Prof. Dr. Ayhan, tüm bu gelişmelerin 2026 Ortadoğu Savaşı’nın modern savaşın yeni paradigmasını temsil ettiğini gösterdiğini, merkezi ve mutlak üstünlüğe dayalı klasik savaş anlayışının yerini; dağıtık, esnek, maliyet-etkin, çok aktörlü ve küresel etkiler üreten bir savaş modeline bıraktığını sözlerine ekledi. Geleceğin savaşlarının yalnızca silahların değil, sistemlerin, ağların ve stratejik dayanıklılığın rekabeti üzerinden şekilleneceğini belirtti.

Bu Yazıya Tepkiniz Ne Oldu?
  • 0
    be_endim
    Beğendim
  • 0
    alk_l_yorum
    Alkışlıyorum
  • 0
    e_lendim
    Eğlendim
  • 0
    d_nceliyim
    Düşünceliyim
  • 0
    _rendim
    İğrendim
  • 0
    _z_ld_m
    Üzüldüm
  • 0
    _ok_k_zd_m
    Çok Kızdım

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir