1. Anasayfa
  2. Yaşam

Nilüfer’de Kadın Hakları ve Çocukların Adalete Erişimi Masaya Yatırıldı

Nilüfer’de Kadın Hakları ve Çocukların Adalete Erişimi Masaya Yatırıldı
0
Izopoint - Yalıtım ve Yapı Kimyasalları

Nilüfer Belediyesi ve Nilüfer Kent Konseyi (NKK) Kadın Meclisi, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü dolayısıyla “Kadınların ve Kız Çocuklarının Haklara Erişimi: Hukuki ve Psikososyal Mekanizmalar” başlıklı bir panel düzenledi. Nilüfer Belediyesi Dr. Ceyhun İrgil Sağlık Müzesi’nde gerçekleştirilen etkinliğe, Nilüfer Belediye Başkan Yardımcısı Bukle Erman, Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir’in eşi Nuray Özdemir, NKK Genel Sekreteri Elifhan Köse Çal ve çok sayıda kadın katılım gösterdi.

Panelde, şiddetin sadece fiziksel boyutla sınırlı kalmadığı vurgulandı. Bursa Barosu Kadın Hakları Merkezi’nden avukat Ceren İlgen, psikolojik, ekonomik, cinsel ve dijital şiddet gibi türlerin de bulunduğunu ve özellikle psikolojik şiddetin fark edilip kanıtlanmasının zorluğuna dikkat çekti. İlgen, “Kadının beyanı esastır” ilkesinin yanlış anlaşıldığını, bu ilkenin tedbir talebinde bulunan kişiye hızlı koruma sağlanması ve soruşturma başlatılması anlamına geldiğini, hemen ceza verilmesi demek olmadığını belirtti.

Bursa Barosu Çocuk Hakları Merkezi’nden avukat Zeynep Yazıcı ise, çocukların istismar durumunda aile tarafından suçlanma veya okul çevresinde damgalanma gibi korkular yaşadığını aktardı. Her ifade verme işleminin çocuk için yeni bir travma yarattığını ve olayı birden fazla kişiye anlatmak zorunda kaldıklarını ifade eden Yazıcı, çocukların polis merkezleri yerine uzmanlar eşliğinde Çocuk İzlem Merkezleri (ÇİM)‘nde ifade vermesi gerektiğini savundu.

Nilüfer Belediyesi Eşitlik Birimi’nden klinik psikolog Özlem Akdağ, “çocuğun rızası” diye bir kavramın olamayacağını belirterek, istismarın temelinde güç asimetrisinin yattığını söyledi. Akademisyen-öğrenci veya patron-çalışan gibi ilişkilerde statü farkı nedeniyle gerçek bir rızadan bahsedilemeyeceğini vurguladı. Akdağ, çocuğun istismar sırasında tepki verememesinin bir rıza değil, hayatta kalma stratejisi olduğunu, failin genellikle çocuğun yakını olduğunu ve çocuğun güvendiği bir yetişkinden kaçamayabileceğini ekledi. Ayrıca, travma psikolojisi nedeniyle çocukların çelişkili ifadeler verebileceğini, bu nedenle öncelikle inanıp sonra sorgulamanın önemini vurguladı.

Bu Yazıya Tepkiniz Ne Oldu?
  • 0
    be_endim
    Beğendim
  • 0
    alk_l_yorum
    Alkışlıyorum
  • 0
    e_lendim
    Eğlendim
  • 0
    d_nceliyim
    Düşünceliyim
  • 0
    _rendim
    İğrendim
  • 0
    _z_ld_m
    Üzüldüm
  • 0
    _ok_k_zd_m
    Çok Kızdım
İlginizi Çekebilir

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir