1. Anasayfa
  2. Yaşam

İzocam’dan Kritik Uyarı: Yalıtım, Yapı Güvenliği İçin Ertelenemez Bir Yatırımdır

İzocam’dan Kritik Uyarı: Yalıtım, Yapı Güvenliği İçin Ertelenemez Bir Yatırımdır
0
Izopoint - Yalıtım ve Yapı Kimyasalları

Türkiye’nin önde gelen yalıtım markası İzocam, 1-7 Mart Deprem Haftası vesilesiyle yapı güvenliğinin sağlanmasında yalıtımın hayati önemine dikkat çekti. İzocam Satış ve Pazarlama Direktörü Erdal Bozok, depreme hazırlığın ertelenebilecek bir lüks değil, can güvenliği için yapılması zorunlu stratejik bir yatırım olduğunu vurguladı.

“Bugünlere Yalıtım, Yarınlara Yatırım” sloganıyla yola çıkan İzocam, yapıların deprem riskine karşı daha dirençli hale getirilmesi için yalıtımın kritik rolünü öne çıkardı. Bozok, mevcut yapı stokunun deprem gerçeği göz önüne alındığında, bütüncül bir yaklaşımla ele alınması gerektiğini belirtti. Yapı güvenliğinin, malzeme kalitesi, doğru uygulama ve yapı fiziği performansının bir arada değerlendirilmesini gerektirdiğini söyleyen Bozok, “Temelden çatıya kadar doğru yalıtım çözümleriyle desteklenmeyen bir yapının, bütüncül anlamda güvenli kabul edilmesi mümkün değildir” dedi.

Yalıtımın sadece enerji tasarrufu ve konforu değil, aynı zamanda yapı dayanıklılığını da artırdığını belirten Bozok, standartlara uygun yalıtım sistemlerinin yapı elemanlarını dış etkilere karşı koruyarak binaların ömrünü uzattığını ifade etti. Özellikle yapı elemanlarında oluşan yoğuşmanın, taşıyıcı sistemlerde korozyona yol açarak yük taşıma kapasitesini düşürebileceğine dikkat çekti. Bozok, “Doğru tasarlanmış bir yalıtım sistemi, yoğuşan suyun güvenli bir şekilde buharlaşmasını sağlayarak yapısal zayıflamaların önüne geçer ve taşıyıcı sistemin uzun yıllar performansını korumasını sağlar. Dolayısıyla yalıtım, yapının sağlığını koruyan ve deprem anındaki performansını destekleyen tamamlayıcı bir unsurdur. Depreme dayanıklı bir gelecek için sessiz ama stratejik bir güvenlik katmanıdır” şeklinde konuştu.

Riskli Yapı Stoğunda Dönüşüm Hızlanmalı

Türkiye’nin aktif fay hatları üzerinde yer alması nedeniyle, özellikle 2000 öncesi yapıların deprem güvenliği ve enerji performansı açısından güncel standartların gerisinde kaldığını belirten Bozok, riskli yapı stokuna sahip bölgelerde kentsel dönüşümün hızlandırılmasının kaçınılmaz olduğunu söyledi. Kentsel dönüşümün sadece yapı yenilemekle sınırlı kalmaması gerektiğini, enerji verimli, sürdürülebilir ve dayanıklı yapılar inşa etmeyi kapsaması gerektiğini vurguladı. Bozok, “Deprem güvenliği ile enerji performansı birbirinden bağımsız düşünülemez. Bilimsel verilerle desteklenen doğru malzeme seçimi ve doğru uygulama pratiklerinin yaygınlaştırılması, güvenli ve sürdürülebilir bir yapı stoğu oluşturmanın temel şartıdır” dedi.

Yeni Standartlar Yapı Performansını Destekliyor

2025 itibarıyla yürürlüğe giren TS 825 Binalarda Isı Yalıtım Kuralları Standardı’nın, enerji performansının yanı sıra yapıların uzun vadeli dayanıklılığına ve performansına da önemli katkılar sağladığını belirten Bozok, Türkiye’deki toplam enerji tüketiminin yaklaşık üçte birinin binalarda gerçekleştiğini ve bunun büyük bölümünün ısıtma ve soğutmadan kaynaklandığını hatırlattı. Bozok, “Enerji verimliliği yüksek ve doğru yalıtılmış binalar; ekonomik, çevresel ve yapısal açıdan çok daha güçlü bir performans sergiler. Daha az enerji tüketen, karbon salımı düşük ve dayanıklılığı yüksek bir yapı stoku oluşturmak, deprem gerçeğiyle yaşayan ülkemiz için stratejik bir zorunluluktur. Depreme hazırlık ertelenebilecek bir maliyet kalemi değil; can güvenliğini önceleyen, uzun vadeli bir yatırımdır” diyerek sözlerini tamamladı.

Bu Yazıya Tepkiniz Ne Oldu?
  • 0
    be_endim
    Beğendim
  • 0
    alk_l_yorum
    Alkışlıyorum
  • 0
    e_lendim
    Eğlendim
  • 0
    d_nceliyim
    Düşünceliyim
  • 0
    _rendim
    İğrendim
  • 0
    _z_ld_m
    Üzüldüm
  • 0
    _ok_k_zd_m
    Çok Kızdım
İlginizi Çekebilir

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir