Orta Doğu’daki gerilimin tırmanması, küresel enerji piyasalarında endişe verici bir tabloyu ortaya koyuyor. Savaşın üçüncü haftasına girilirken, bölgedeki günlük ekonomik kayıpların yaklaşık 2,3 milyar dolara ulaştığı tahmin ediliyor. İran ve İsrail arasındaki karşılıklı hamleler, Körfez ülkelerinin enerji üretimini, lojistiğini ve ticaretini olumsuz etkileyerek genel bir yavaşlamaya neden oldu.
Petrol İhracatında Büyük Düşüş
Bölgeden yapılan günlük 25,1 milyon varillik petrol ihracatı, Hürmüz Boğazı’ndaki kriz nedeniyle 9,7 milyon varile geriledi. Bu durum, modern tarihin en büyük arz kesintilerinden biri olarak değerlendiriliyor. Uluslararası Enerji Ajansı (IEA) verilerine göre, petrol sevkiyatının yaklaşık %25’inin geçtiği Hürmüz Boğazı’ndaki sıkıntılar, özellikle Çin ve Hindistan gibi büyük Asya ekonomilerine yapılan ihracatı ciddi şekilde etkiliyor.
Ülkelerin Mali Kayıpları Açıklandı
TESPAM Başkanı Oğuzhan Akyener’in açıklamalarına göre, bu krizden en çok etkilenen ülkeler arasında Suudi Arabistan (günlük yaklaşık 1 milyar dolar), Birleşik Arap Emirlikleri (350 milyon dolar), Katar (300 milyon dolar) ve Kuveyt (200 milyon dolar) bulunuyor. Umman (70 milyon dolar) ve Bahreyn’in (40 milyon dolar) kayıpları da önemli boyutlara ulaşırken, Irak’ın petrol ihracatındaki düşüşün günlük ekonomik kaybı 300 milyon dolar olarak hesaplandı.
Hürmüz’e Bağımlılık ve Alternatifler
Körfez ülkelerinin büyük çoğunluğu, petrol ihracatları için Hürmüz Boğazı’na bağımlı durumda. Katar, Kuveyt ve Bahreyn, ihracatlarının neredeyse tamamını bu güzergah üzerinden gerçekleştiriyor. Suudi Arabistan, BAE ve Irak gibi ülkeler ise boru hatları aracılığıyla sevkiyatın bir kısmını Hürmüz Boğazı’na alternatif olarak sürdürebiliyor. Suudi Arabistan’ın Doğu-Batı Boru Hattı, BAE’nin Abu Dabi-Füceyre hattı ve Irak’ın Kerkük-Ceyhan Boru Hattı, bu alternatif güzergahlar arasında öne çıkıyor.

