Artvin’in doğal güzellikleriyle ünlü Borçka, Karagöl, Macahel ve Klaskur bölgeleri, emekli Ercüment ve Meryem Ertürk çiftinin memleketlerine dönerek hayata geçirdiği Aymer Butik Otel ile yeni bir soluk kazanıyor. Bursa’da yıllarca çalıştıktan sonra emekliliklerini memleketlerinde değerlendirme kararı alan Ertürk çifti, bölgenin eşsiz doğasını dünyaya tanıtmayı hedefliyor.
Doğa Turizminin Yeni Merkezi: Artvin
Bölgeyi “Türkiye’nin İsviçresi” olarak tanımlayan Ercüment Ertürk, altyapı yatırımlarının artırılması durumunda Artvin’in dünya çapında önemli bir doğa turizmi merkezi olabileceğine inanıyor. 2019 yılında eşiyle birlikte hayata geçirdikleri Aymer Butik Otel, sekiz odalı konaklama birimi ve 80 kişilik kafe-restoranıyla hizmet veriyor. Tesis, tüm yasal izinler alınarak ve ilgili kurumların onaylarıyla faaliyet gösteriyor.
Ertürk çifti, sosyal medya ve internet siteleri aracılığıyla Artvin’in doğal güzelliklerini tanıtmaya özen gösteriyor. Çektikleri fotoğraf ve videolarla bölgenin ulusal ve uluslararası alanda daha fazla tanınmasına katkı sağlamayı amaçlıyorlar. “Avrupa’nın İsviçresi nasıl biliniyorsa burası da Türkiye’nin İsviçresi diyebileceğimiz kadar özel bir bölge,” diyen Ertürk, el değmemiş doğası, zengin bitki örtüsü, doğal su kaynakları ve temiz havasıyla ziyaretçilere eşsiz bir deneyim sunduğunu vurguluyor.
DOKAP Desteği ve Bölgesel Kalkınma
Yatırımlarını DOKAP (Doğu Karadeniz Projesi Bölge Kalkınma İdaresi Başkanlığı) kapsamında sağlanan desteklerle gerçekleştiren Ertürk çifti, bu desteğin projeyi planlanan sürede tamamlamalarında büyük rol oynadığını belirtiyor. Kamu kurumlarının desteği sayesinde işletmeyi kısa sürede faaliyete geçirdiklerini ifade eden Ertürk, “Kendi imkanlarımızla bu projeyi tamamlamamız yıllar sürebilirdi. Destek sayesinde daha planlı ve disiplinli çalışarak işletmemizi hizmete açtık,” şeklinde konuşuyor.
Karagöl’ün Ötesi: Tanıtım Bekleyen Doğal Hazineler
Ertürk, bölgenin yalnızca Karagöl ile anılmasının yetersiz olduğunu savunuyor. Maral Şelalesi, Macahel, Camili ve İremit camileri gibi pek çok doğal ve kültürel değerin hak ettiği ilgiyi görmediğini belirtiyor. Otel çevresinde de şelaleler ve doğal taş havuzları bulunduğunu ancak bu alanlara ulaşımı sağlayacak yollar, yürüyüş parkurları ve çevre düzenlemelerinin yetersizliğinden yakınıyor. Bu tür altyapı yatırımlarıyla bölgenin çok daha fazla turist ağırlayabileceğini vurguluyor.
Turizm sezonunun beklentilerini tam olarak karşılamadığını dile getiren Ertürk, öncelikli amaçlarının sadece gelir elde etmek olmadığını, memlekete hizmet etmek ve insanları bu eşsiz doğayla buluşturmak olduğunu belirtiyor. Ancak yeterli ziyaretçi potansiyeline ulaşılamaması nedeniyle planlanan istihdamı sağlayamadıklarını ve turizm sektöründe çalışacak eğitimli personel bulmakta da zorlandıklarını ekliyor. Ertürk, Borçka ve Macahel havzasının sahip olduğu doğal ve kültürel zenginliklerin doğru planlama ve altyapı yatırımlarıyla Türkiye’nin önemli doğal turizmi destinasyonlarından biri haline gelebileceğine inanıyor.

