Prof. Dr. Cevdet Erdöl: Şeker, Sofraların Sessiz Katili mi Oluyor? Kademeli Vergi ve Önlemler Gündemde
  1. Anasayfa
  2. Sağlık

Prof. Dr. Cevdet Erdöl: Şeker, Sofraların Sessiz Katili mi Oluyor? Kademeli Vergi ve Önlemler Gündemde

Izopoint - Yalıtım ve Yapı Kimyasalları

ANKARA – BHA

Prof. Dr. Cevdet Erdöl, modern yaşamın vazgeçilmez unsurlarından biri haline gelen şekerin, aslında görünmez bir sağlık tehdidi oluşturduğunu vurguladı. Şekerin, sirenlerle duyurulan felaketler gibi değil, sofralara konulan masum görünen bir bardakta saklandığını belirten Erdöl, bu tatlı zehrin kapıları zorlayarak değil, reklamların cazibesi, market raflarının parıltısı ve okul kantinlerinin çekiciliğiyle sessizce hayatlarımıza sızdığını dile getirdi. Ancak geride bıraktığı tahribatın hiç de masum olmadığını söyledi: obezite, tip 2 diyabet, karaciğer yağlanması, kalp damar hastalıkları, diş çürükleri ve erken yaşta bozulan metabolik denge gibi ciddi sağlık sorunlarına yol açtığını ifade etti.

Prof. Dr. Erdöl, Türkiye’de tütünle mücadelede izlenen yasal düzenlemeler, vergiler, yasaklar ve denetimler gibi adımların, şeker konusunda da aynı ciddiyetle atılması gerektiğini savundu. Şekerin artık sadece bir gıda tercihi olmaktan çıktığını, halk sağlığını tehdit eden büyük bir toplumsal yüke dönüştüğünü belirtti. Tütünün dumanının görünürken, şekerin tahribatının çoğu zaman fark edilmediğini, alkolün sarhoşluğunun belirgin olduğunu ancak şekerin bağımlılığının gözden kaçabildiğini söyledi. Uyuşturucunun sokakta aranırken, şekerin çocuk menülerinde, enerji içeceklerinde, gazlı içeceklerde, aromalı sütlerde ve paketli atıştırmalıklarda, özellikle de en savunmasız kitle olan çocukları hedef alarak karşımıza çıktığını ekledi.

Şekerli İçeceklere Kademeli Vergi Çağrısı

Bu bağlamda Prof. Dr. Erdöl, Türkiye’nin şekerli içecekler için kademeli bir şeker vergisini ciddi şekilde gündemine alması gerektiğini vurguladı. Bu verginin amacının vatandaşı cezalandırmak değil, hastalıklar ortaya çıkmadan önce önlem almak olduğunu belirtti. Tütün ürünlerine uygulanan vergilerin sadece gelir elde etmek için değil, tüketimi azaltmak amacıyla kullanıldığını hatırlatarak, şekerli içeceklerde de aynı yaklaşımın benimsenmesi gerektiğini savundu. Şeker oranı arttıkça verginin de artması, şekeri azaltan üreticinin ise teşvik edilmesi gerektiğini söyledi. Bir kutu gazlı içeceğin, bir çocuğun günlük şeker ihtiyacını katbekat aşan miktarda şeker içerebildiğini ve bu durumun gelecekte diyabet, obezite ve kalp hastalıkları gibi sağlık sorunlarının faturasının sessizce kesilmesine neden olduğunu ifade etti.

Üretim Alışkanlıklarını Değiştirecek Bir Politika

Şeker vergisinin en önemli etkisinin fiyat artışı değil, üretim alışkanlıklarını değiştirmesi olacağını öngören Erdöl, ürünündeki şekeri azaltan firmanın daha düşük vergi ödeyeceğini, yüksek şekerli ürünlerde ısrar edenlerin ise daha yüksek maliyetle karşılaşacağını belirtti. Bu sayede devletin yasak koymadan, piyasanın yönünü toplum sağlığından yana çevirebileceğini söyledi. Bu yaklaşımın yasakçı değil, koruyucu, akılcı ve sürdürülebilir bir halk sağlığı politikası olduğunu vurguladı.

Obeziteyle mücadele kampanyaları, yürüyüş çağrıları, sağlıklı beslenme rehberleri ve kamu spotlarının değerli olduğunu ancak sadece nasihatle salgınların durdurulamayacağını belirtti. Çocuğa ‘şekerli içecek tüketme’ denilirken, okul çıkışında en ucuz ve en cazip ürün olarak şekerli içeceğin sunulmasının mücadeleyi eksik bıraktığını ifade etti.

Şeker ve Tütün Karşılaştırması

Şekerin zararlarını anlatırken kıyas yapmaktan çekinmemek gerektiğini belirten Erdöl, tütünün akciğeri hedef alırken, şekerin metabolizmayı hedef aldığını söyledi. Tütünün sağlık harcamalarını artırdığını, şekerin ise diyabet ve obezite üzerinden sağlık bütçesini zorladığını ifade etti. Bir toplumun çocuklarını şekerle ödüllendirmesi durumunda, gelecekte onları hastane koridorlarıyla cezalandıracağını belirtti.

Son olarak Prof. Dr. Erdöl, Türkiye’nin atması gereken adımların net olduğunu sıraladı: şekerli içeceklere kademeli vergi uygulanmalı, reklamlar sınırlandırılmalı, okul kantinlerinde sağlıklı seçenekler öne çıkarılmalı ve üreticiler daha sağlıklı formüllere yönlendirilmelidir. Şekerin tatlı olduğunu ancak faturasının acı olduğunu sözlerine ekledi.

Bu Yazıya Tepkiniz Ne Oldu?
  • 0
    be_endim
    Beğendim
  • 0
    alk_l_yorum
    Alkışlıyorum
  • 0
    e_lendim
    Eğlendim
  • 0
    d_nceliyim
    Düşünceliyim
  • 0
    _rendim
    İğrendim
  • 0
    _z_ld_m
    Üzüldüm
  • 0
    _ok_k_zd_m
    Çok Kızdım

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir