ANKARA – BHA
Uluslararası alanda bağımlılıkla mücadele ve ruh sağlığı alanında önemli çalışmalara imza atan Yeşilay ile Birleşmiş Milletler’e bağlı Uluslararası Göç Örgütü (IOM), göçmen ve yerinden edilmiş toplulukların ruh sağlığına erişimini genişletmek, bağımlılıkla mücadele ve toplumsal uyumu güçlendirmek amacıyla stratejik bir iş birliği anlaşması imzaladı. Bu anlaşma, Yeşilay Danışmanlık Merkezleri’nin (YDM) yıllardır sahada yürüttüğü bağımlılık ve ruh sağlığı mücadelesinde IOM ile olan diyaloğunu resmi ve kalıcı bir zemine taşıyor.
İş Birliğinin Detayları ve Hedefleri
Türkiye’nin BM Cenevre Ofisi nezdindeki Daimi Temsilciliği’nde gerçekleştirilen imza törenine; Yeşilay Genel Başkan Yardımcısı ve Uluslararası Yeşilay Federasyonu (UYEF) Genel Sekreteri Büyükelçi Dr. Mehmet Güllüoğlu ve IOM Hareketlilik Yolları ve Kapsayıcılık Dairesi Direktörü Vincent Houver’ın yanı sıra her iki kurumun temsilcileri katıldı. İmzalanan iyi niyet anlaşmasıyla; göçmen ve yerinden edilmiş toplulukların ruh sağlığı hizmetlerine erişiminin artırılması, bağımlılık önleme konusunda ortak araştırma ve eğitim faaliyetlerinin yürütülmesi, kriz ve yerinden edilme süreçlerinde karşılaşılan damgalanmayla mücadele edilmesi ve UYEF’nin 70 ülkedeki geniş üye ağı ile IOM’un küresel kapasitesinin bir araya getirilmesi hedefleniyor.
Savunmasız Topluluklara Destek Vurgusu
Törende konuşan Büyükelçi Dr. Mehmet Güllüoğlu, bu anlaşmanın kurumsal bir iş birliğinden daha fazlasını temsil ettiğini belirterek, “Bu tören, önleme, iyileşme, psikososyal refah ve kapsayıcı topluluk temelli yaklaşımlar yoluyla savunmasız ve yerinden edilmiş toplulukları desteklemeye yönelik ortak bir taahhüdü yansıtıyor.” dedi. Güllüoğlu, göç, kriz ve yerinden edilme gibi zorlu süreçlerde büyüyen milyonlarca gencin ruh sağlığı ve bağımlılıkla mücadelede ağır bir yük taşıdığını vurguladı. Savaşlar, afetler ve sosyal istikrarsızlığın sadece fiziksel yerinden edilmeye değil, aynı zamanda sosyal bağların zayıflamasına, direncin azalmasına ve izolasyonun artmasına yol açarak zihinsel ve duygusal refahı derinden etkilediğini belirtti.
Bağımlılıkla Mücadelede Kapsamlı Yaklaşım
Güllüoğlu, bağımlılıkla mücadelenin kapsamının genişliğine dikkat çekerek, “UYEF olarak bağımlılık önlemenin refah, direnç, kapsayıcılık ve insan onuru hakkındaki daha geniş tartışmalardan ayrılamayacağının giderek daha önemli hale geldiğine inanıyoruz. Bu, yalnızca alkol ve uyuşturucu gibi madde bağımlılıklarını değil, aynı zamanda kumar, oyun ve sorunlu teknoloji kullanımı gibi davranışsal bağımlılıkları da içeriyor. Bunlar, yerinden edilme, belirsizlik ve sosyal izolasyon dönemlerinde daha da görünür hale gelebilir.” ifadelerini kullandı.
Yerel ve Küresel Ölçekte Güçlü İş Birliği
2016 yılında İstanbul’da kurulan Uluslararası Yeşilay Federasyonu’nun (UYEF) 70 ülkeden bağımsız sivil toplum kuruluşunu bir araya getirdiğini hatırlatan Güllüoğlu, krizden etkilenen topluluklarda yerel odaklı yaklaşımların önemini vurguladı. “Sürdürülebilir çözümlerin, güçlü yerel katılımla birlikte uluslararası işbirliğini gerektirdiğine inanıyoruz. Bu nedenle IOM ile olan bu ortaklığı son derece anlamlı ve stratejik buluyoruz.” diyen Güllüoğlu, anlaşma ile UYEF ve IOM’un, göçmenler, yerinden edilmiş, vatansız ve hareketli nüfusları etkileyen ruh sağlığı, psikososyal destek, kültürlerarası iletişim ve madde kullanım bozukluklarıyla ilgili uzmanlık alışverişi ve eğitim girişimlerine katılım gibi alanlarda iş birliğini güçlendirmeyi amaçladıklarını sözlerine ekledi. Güllüoğlu, UYEF’nin geniş ağı aracılığıyla IOM’un bölgesel ve ülke düzeyindeki yapılarıyla iş birliğini güçlendirmek için önemli fırsatlar gördüklerini belirterek, “Uluslararası iş birliğinin, küresel ortaklıklar yerel temelli ve topluluk temelli eylemlere dönüştürüldüğünde en anlamlı hale geldiğine inanıyoruz.” dedi.
IOM’dan Halk Sağlığına Yatırım Vurgusu
IOM Hareketlilik Yolları ve Kapsayıcılık Dairesi Direktörü Vincent Houver ise halk sağlığının yeterince yatırım almayan bir alan olduğunu belirterek, bu zorlu sahada UYEF gibi bir ortağa sahip olmanın önemine dikkat çekti. Houver, uyuşturucu ve madde kullanımının insani yardım çalışmalarında sıkça karşılarına çıktığını ifade ederek, “Maalesef uyuşturucu ve madde kullanımı diğer bağımlılık davranışlarıyla birlikte çalışmalarımızla çok sık kesişiyor ancak bence bu insani yardım alanının bir gerçeği. Uyuşturucu kullanımı ve madde bağımlılığı, göçmenlerin ev sahibi toplumlara entegrasyonunu engelliyor ve ülkelerine döndüklerinde başarılı bir şekilde yeniden entegre olmalarını ve toplumla sosyal uyumu sağlamalarını engelleyen önemli bariyerler oluşturuyor.” şeklinde konuştu.
Konuşmaların ardından, iki kurumun ortak çalışma alanlarında iş birliğini güçlendirmeyi amaçlayan iyi niyet anlaşması taraflarca imzalandı.

