Türk Veteriner Hekimleri Birliği (TVHB) Başkanı Prof. Dr. Murat Arslan Eroğlu, Kırım Kongo Kanamalı Ateşi (KKKA) vakalarına ilişkin önemli açıklamalarda bulundu. Türkiye’de ilk kene vakalarının 2002 yılında Tokat’ta görüldüğünü belirten Eroğlu, hastalığın yaklaşık %5’lik bir ölüm oranına sahip olduğunu vurgulayarak, halkı daha dikkatli ve bilinçli olmaya çağırdı.
KKKA’nın genellikle kırsal ve ormanlık alanlarda yaygın olduğunu belirten Eroğlu, kenelerden korkmak yerine doğru önlemleri almanın toplum sağlığı açısından kritik önem taşıdığını ifade etti. Eroğlu, hastalığın ilk kez 2002 yılında Türkiye’de tespit edildiğini ancak teşhisin 2003’te konulduğunu ve mücadele yöntemlerinin 2004’ten itibaren belirlenmeye başlandığını aktardı.
Tarım ve Orman Bakanlığı il müdürlükleri aracılığıyla riskli bölgelerde yapılan çalışmaların ilk olarak Tokat’ta başladığını, ilerleyen yıllarda ise 30’a yakın ilde vaka görüldüğünü dile getiren Eroğlu, dünyada 899 kene türü bulunurken, Türkiye’de 46 türün yaşadığını belirtti. Kırım ve Kongo’da benzer vakaların tarihsel olarak görüldüğünü hatırlatan Eroğlu, KKKA’nın insanlarda yaklaşık %5 ölüm oranına sahip olduğunu söyledi.
Eroğlu, kamuoyuna yönelik “Keneden korkmayın, geç kalmaktan korkun” çağrısını yineleyerek, riskli bölgelerin başında Kuzey Anadolu platosu, Erzincan, Sivas, Tokat, Amasya ve Bolu gibi illerin geldiğini, ancak Diyarbakır ve Malatya gibi farklı bölgelerde de vakaların görüldüğünü ekledi. Geçmiş yıllarda yüzlerce vaka yaşandığını ve hayatını kaybeden vatandaşların olduğunu belirten Eroğlu, son olarak bir gencin de bu hastalıktan hayatını kaybettiğini üzülerek paylaştı.
KKKA’dan Korunma Yolları ve Bilinçlenme
KKKA’yı tamamen ortadan kaldırmanın mümkün olmadığını ancak bireysel ve toplumsal bilinçle ölümlerin azaltılabileceğini vurgulayan Eroğlu, alınması gereken önlemleri sıraladı. Çiftlik hayvanlarının ve diğer hayvanların antiparazit ilaçlarla düzenli olarak ilaçlanmasının önemine değinen Eroğlu, halk arasında doğru bilinen yanlışlara da dikkat çekti.
Kenelerin Aktif Olduğu Dönem ve Önlemler
Kenelerin genellikle nisan ayından itibaren aktifleştiğini ve kasım ayına kadar devam ettiğini belirten Eroğlu, özellikle temmuz ve ağustos aylarında kenelerin en aktif olduğu dönem olduğunu söyledi. Bu aylarda bağ ve bahçe gibi alanlara giderken gerekli tedbirlerin alınması gerektiğini vurguladı. Açık renkli ve uzun kollu giysiler tercih edilmesi, pantolon paçalarının çorap içine sokulması gibi mekanik önlemlerin kenelerin vücuda yapışmasını engelleyebileceğini belirtti.
Kene Çıkarma ve Müdahale Süreci
Eroğlu, kenenin vücuda yapıştıktan sonra hemen zehir salgılamadığını, yaklaşık 12 saat kan emdikten sonra etkin maddeyi vermeye başladığını açıkladı. Bu nedenle, kene görüldüğünde paniğe kapılmadan, çıplak elle temas etmeden, bir poşet, eldiven veya bez yardımıyla dikkatlice çıkarılması gerektiğini söyledi. Çıkarılan kenenin muhafaza edilmesi ve en kısa sürede bir sağlık kuruluşuna başvurulması gerektiği bilgisini paylaştı. Vatandaşların işleri bittikten sonra evlerine döndüklerinde de vücutlarını kene taramasından geçirmeleri büyük önem taşıyor.

