Dünya Meteoroloji Örgütü (WMO) tarafından yayımlanan Küresel İklim Durumu raporu, gezegenimizin karşı karşıya olduğu iklim kriziyle ilgili çarpıcı gerçekleri ortaya koydu. Rapor, 2025 yılının en sıcak yıllar sıralamasında ikinci ya da üçüncü sırada yer aldığını belirtirken, 1850’den bu yana tutulan tüm verilerin, son 11 yılın tarihin en sıcak süreci olduğunu teyit ettiğini vurguluyor.
Küresel Sıcaklık Artışı ve Etkileri
Rapora göre, 2025 yılında küresel sıcaklık artışı, sanayi öncesi döneme kıyasla yaklaşık 1,43 dereceye ulaştı. Bu durum, daha önceki iklim tahminlerinin de ne kadar doğru olduğunu gösteriyor. Bilim insanları, bu artışın buzullardaki erimeyi hızlandırdığına dikkat çekiyor. Özellikle İzlanda ve Kuzey Amerika’daki buzullarda yaşanan ciddi kütle kayıplarının, tarihteki en yüksek seviyeler arasında yer aldığı belirtiliyor.
Birleşmiş Milletler’den Acil Çağrı
Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Antonio Guterres, küresel iklim durumunu “acil” olarak nitelendirerek, gezegenimizin sınırlarının zorlandığını ve tüm temel iklim göstergelerinin alarm verdiğini ifade etti. Bu durum, acil ve kapsamlı önlemlerin alınması gerektiğini açıkça ortaya koyuyor.
Paris Anlaşması Hedefleri Tehlikede
Raporda ayrıca, 2024 yılının da sanayi öncesi ortalamanın yaklaşık 1,55 derece üzerine çıkarak kayıtlardaki en sıcak yıl olduğu teyit edildi. 2015 Paris Anlaşması ile küresel sıcaklık artışının 1,5 derece ile sınırlandırılması hedeflenmişti. Ancak son veriler, bu hedefe ulaşma konusunda ciddi bir mesafe kat edilmesi gerektiğini ve mevcut gidişatın bu hedeften uzaklaştığını gösteriyor.

