Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı ve Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi (BMİDÇS) Konferansı’nın 31’inci Oturumu (COP31) Başkanı Murat Kurum, “13. Küresel Bakü Forumu” kapsamında düzenlenen “Azerbaycan’da Müzakerelerin Ötesinde: COP’u Hayatta Tutma Savaşı Paneli”nde önemli açıklamalarda bulundu. Azerbaycan’daki forumda bulunmaktan duyduğu memnuniyeti dile getiren Kurum, Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın selamlarını iletti. Küresel gelişmelerin enerji güvenliğini tüm ülkeler için temel bir başlık haline getirdiğini vurgulayan Kurum, çatışmaların yaşandığı bu dönemde atılan her adımın büyük önem taşıdığını belirtti.
“COP31’i Eylem Süreci Olarak Tasarlıyoruz”
Çok taraflı çözümlerin artık bir tercih değil, bir zorunluluk olduğunu ifade eden Kurum, COP süreçlerinin yalnızca müzakere salonlarında alınan kararlarla sınırlı kalmayıp, aynı zamanda sahada uygulanan ve sonuçları takip edilen bir yapıya kavuşmasını hedeflediklerini söyledi. Önceki COP başkanlarının yürüttüğü çalışmaları takdirle karşıladıklarını belirten Kurum, alınan kararları güçlendirecek ve hayata geçirilmesini destekleyecek bir yaklaşım sergileyeceklerini vurguladı. Türkiye’nin coğrafi konumu itibarıyla Afrika, Avrupa ve Asya arasında bir köprü görevi gördüğünü hatırlatan Kurum, ülkenin doğu ile batı, kuzey ile güney arasında da benzer bir irade ortaya koyduğunu dile getirdi. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın liderliğinde Türkiye’nin iklim değişikliğiyle mücadelede attığı önemli adımların ve elde edilen tecrübelerin COP sürecine aktarılacağını ifade etti.
Kurum, “Ev sahibi olarak COP31’de tüm kararların istişare edildiği ve yürütüldüğü bir süreç ortaya koyacağız. Ayrıca Avustralya ile birlikte müzakere başkanlığı görevini uyum içerisinde yürüterek iki ülkenin gücünü de tüm dünyaya göstermiş olacağız. Avustralya ile gerçekten uyum içinde çalışıyoruz.” dedi.
“Hiçbir Ülkenin Geride Bırakılmadığı Bir Süreç Hedefleniyor”
COP31 kapsamında, önceki konferanslarda alınan kararları daha da güçlendirecek bir eylem ajandası ortaya koyacaklarını belirten Kurum, sürece ilişkin vizyonlarını şu sözlerle özetledi: “İstikrarlı ve öngörülebilir bir süreç yürüterek güveni artıran ve somut sonuçlar ortaya koyan bir COP Başkanlığı gerçekleştireceğiz. Vizyonumuz nettir: Diyalog, uzlaşı ve aksiyon. Müzakere salonlarında alınan kararların sahada uygulanmasını sağlayacağız ve aksiyon boyutunu güçlendirmek için elimizden gelen tüm gayreti göstereceğiz. COP31’i yalnızca bir konferans değil, aynı zamanda çözümler üreten bir eylem süreci olarak tasarlıyoruz.”
Kurum, Sıfır Atık Projesi’nin küresel ölçekte yaygınlaştırılmasının hedeflendiğini belirtti. Gençlerin iklim eylemine katılımının artırılması ve toplumların iklim konularında daha fazla bilinçlendirilmesinin önemine değinen Kurum, finansman, teknoloji ve veri temelli uygulama araçlarının da güçlendirileceğini söyledi. Gelişmekte olan ülkelere destek sağlanan, Pasifik ülkelerinin de dikkate alındığı ve hiçbir ülkenin geride bırakılmadığı bir COP süreci yürütmek istediklerini ifade etti.
Panelin soru-cevap bölümünde özellikle Afrika’daki sorunlara değinen Kurum, dünyaya bütüncül bakılması gerektiğini ve küresel sorunlara gerçekler doğrultusunda yaklaşılması gerektiğini vurguladı. Kurum, COP31 sürecini çok taraflı bir anlayışla yürüteceklerini ve önceliklerinin tüm ülkelerin kendi kendine yetebilecek enerji politikalarını hayata geçirmesi olduğunu kaydetti.
