NASA'nın roket motorları ve havacılık devlerinin uçak parçaları gibi kritik bileşenleri 3D baskı teknolojileriyle üretmesi, yeni bir üretim çağının habercisi olurken, Türkiye'nin bu alandaki adımları merakla bekleniyor. Üretim anlayışını değiştiren eklemeli imalat teknolojileri, Türkiye için önemli bir fırsat sunuyor. Ülke, bu yeni dönemde teknolojiyi sadece satın alan değil, kendi 3D yazıcılarını, yazılımlarını ve malzemelerini geliştiren, yüksek katma değerli üretim yapan ve küresel bir üretim üssü olma hedefiyle ihracat gerçekleştiren bir konuma gelmeyi amaçlıyor.
Bu önemli üretim dönüşümü, Türkiye'nin ilk ve tek 3D Baskı Teknolojileri ve Eklemeli İmalat Fuarı EXPO3D İstanbul'da detaylı bir şekilde ele alınacak. 17-19 Eylül 2026 tarihleri arasında İstanbul Fuar Merkezi'nde düzenlenecek fuar, yerli ve yabancı teknoloji üreticilerini, mühendisleri, sanayicileri, akademisyenleri ve yatırımcıları bir araya getirerek eklemeli imalat alanındaki en son gelişmelere ev sahipliği yapacak.
EXPO3D İstanbul Fuar Koordinatörü Yıldırım Ünverdi, eklemeli imalat teknolojilerinin artık geleceğin değil, bugünün üretim modeli haline geldiğini belirtti. Ünverdi, GE Aerospace'in geliştirdiği LEAP uçak motorlarının yakıt nozullarının artık tek parça halinde metal 3D baskı ile üretilebildiğini, NASA'nın da roket motoru bileşenlerini bu teknolojiyle geliştirdiğini ve dünyanın ilk büyük ölçekli 3D baskılı roketi Terran 1'in uzaya ulaşmasının, bu teknolojinin yüksek güven gerektiren alanlarda kendini kanıtladığını gösterdiğini ifade etti. Ayrıca, Türkiye'nin milli muharip uçağı KAAN'ın geliştirme sürecinde Türk Havacılık ve Uzay Sanayii'nin, Baykar'ın insansız hava araçlarının üretim süreçlerinde ise tasarım doğrulama, hızlı prototipleme ve belirli üretim bileşenlerinde 3D baskı teknolojilerinden yararlandığını ekledi.
Ünverdi, eklemeli imalatın havacılık ve uzay ile sınırlı kalmadığını, kişiye özel metal implantlar, otomotiv için hafif parçalar, enerji sanayisinin karmaşık komponentleri ve savunma sanayisinin kritik ürünlerinin de bu teknolojiyle üretilebildiğini vurguladı. Gelecekte tedarik zincirinde de büyük bir dönüşüm yaşanacağını, fiziksel yedek parçalar yerine güvenli dijital üretim dosyalarının saklandığı ve ihtiyaç duyulan parçaların anında üretilebildiği yeni bir modelin konuşulduğunu belirtti. Lojistik, stok yönetimi, bakım ve sürdürülebilirlik gibi üretimin tüm dinamiklerinin değiştiğini söyleyen Ünverdi, Türkiye'nin bu yeni üretim ekonomisinden alacağı payın, dönüşüme ne kadar hızlı adapte olduğuna bağlı olacağını sözlerine ekledi.
Yorumlar
Henüz onaylanmış yorum yok. İlk yorumu siz yazın.