İzmir'de görev yapan itfaiye eri Ramazan Karakoç, mesai saatleri dışında 9 yaşındaki kızı Miray'ın tenis antrenörlüğünü üstlenerek hayat kurtarma görevini spor salonlarına taşıyor. Baba-kız, disiplin ve emekle kortlarda başarı öyküsü yazıyor.

44 yaşındaki Ramazan Karakoç, 20 yıldır İzmir Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Dairesi Başkanlığı'nda itfaiye eri olarak görev yapıyor. Mesai bitiminde ise 9 yaşındaki kızı Miray'ın tenis hayallerine destek oluyor. Baba ve kızı, birlikte antrenman yaparak ve turnuvalarda heyecanlarını paylaşarak güçlü bir bağ kuruyor.

Miray'ın kazandığı her kupa ve madalya, Ramazan Karakoç için kızının başarısının yanı sıra emeğin, disiplinin ve baba-kız sevgisinin bir sembolü haline geliyor.

İtfaiyeciliğe başladıktan kısa bir süre sonra tenisle tanışan Ramazan Karakoç, bu spora tutkuyla bağlandı. Yıllar içinde çeşitli turnuvalarda dereceler elde eden Karakoç, 2016 yılında Türkiye Tenis Federasyonu'nun antrenörlük programını tamamlayarak antrenörlük belgesi aldı.

Karakoç, itfaiyecilik ile tenisin disiplin, güç, çeviklik ve hızlı karar verme gibi ortak gereksinimler nedeniyle birbirine benzediğini belirtiyor. Hayat kurtarma görevini severek yaptığını ve itfaiyeciliğin temel amacının insanlara yardım etmek olduğunu vurguluyor.

Karakoç'un tenis tutkusu, 2016'da kızı Miray'ın doğumuyla farklı bir boyut kazandı. Oğluna almak istediği raket, Miray'ın spora başlamasına vesile oldu. Henüz 3 yaşındayken ağabeyinin raketini alan Miray, babasıyla tenis oynamak istedi. Evde başlayan çalışmalar, Miray 4 yaşına geldiğinde kortlara taşındı. Kızının tenisi sevdiğini ve keyif alarak spor yaptığını gören Karakoç, onun bu alanda ilerlemesi için çalışmaya karar verdi ve Miray'ın ilk antrenörlüğünü üstlendi.

Şu anda 9 yaşında olan Miray, 2023 yılından beri Gaziemir'deki bir tenis kulübünde performans sporcusu olarak haftada iki gün babasıyla birlikte antrenman yapıyor. Federasyonun düzenlediği yerel ve ulusal turnuvalara katılan Miray, birçok kupa ve madalya kazandı. Babası Ramazan Karakoç, kızının sporla büyümesini en büyük hedefi olarak görüyor ve turnuva sonuçlarından ziyade onun sporla gelişimini önemsediğini belirtiyor.

Karakoç, tenisin büyük fedakarlık gerektirdiğini, kızının erken saatlerde antrenmanlara katıldığını ve çalışmalarını yaz-kış sürdürdüğünü sözlerine ekliyor.