CHP Bursa Milletvekili Orhan Sarıbal, artan orman yangını riskine dikkat çekerek, vatandaş duyarlılığının önemini vurguladı ancak bunun kamu hazırlığının yerini tutamayacağını belirtti. Sarıbal, orman yangınlarının önlenmesi, orman izinleri ve tarım politikaları konularında eleştirilerde bulundu.

Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı'nın "En büyük gücümüz vatandaşlarımızın duyarlılığı ile yangın çıkmasını önlemektir" açıklamasına yanıt veren Sarıbal, vatandaşların sorumluluk bilinciyle hareket etmesinin önemli olduğunu ancak orman yangınlarıyla mücadelede asıl yükün kamu kurumlarının hazırlık ve önleyici çalışmalarında olduğunu söyledi.

İklim değişikliği, yüksek sıcaklıklar, kuraklık, düşük nem ve rüzgâr gibi doğal faktörlerin yangın riskini artırdığını belirten Sarıbal, enerji nakil hatları, yol kenarlarındaki yanıcı maddeler, orman alanlarındaki ticari faaliyetler ve önleyici ormancılık çalışmalarının da göz ardı edilmemesi gerektiğini ifade etti.

Orman Genel Müdürlüğü verilerine göre 2025 yılında Türkiye genelinde 3 bin 224 orman yangını çıktığını ve 81 bin 473 hektar orman alanının zarar gördüğünü açıklayan Sarıbal, bu yangınların 1.012'sinin çıkış nedeninin tespit edilemediğine dikkat çekti. Sarıbal, "Orman yangınlarının neden çıktığını bile tespit edemiyoruz" dedi.

Ormancılık Politikası Uzmanı Prof. Dr. Erdoğan Atmış'ın hesaplamalarına göre, 2010-2019 döneminde yıllık ortalama 7 bin hektar olan yanan orman alanı, 2020-2025 döneminde yaklaşık 49 bin hektara yükseldi. Bu durum, yıllık ortalama kaybın yaklaşık 7 kat arttığını gösteriyor.

Türkiye Ormancılar Derneği'nin değerlendirmelerine göre yaklaşık 12,5 milyon hektarlık alanın yangına hassas bölgelerde bulunduğunu belirten Sarıbal, özellikle Akdeniz, Ege ve Marmara bölgelerinde yangın öncesi hazırlıkların artırılması gerektiğini vurguladı. Yangınların sadece söndürülmeye çalışılmasının yeterli olmadığını belirten Sarıbal, "Önemli olan, yangınlar çıkmadan önce gerekli çaba ve çalışmaları yapabilmektir" diye konuştu.

Enerji nakil hatlarından kaynaklanan yangınların toplam yangın sayısında sınırlı bir paya sahip olmasına rağmen yanan alanların yaklaşık dörtte birini oluşturduğunu belirten Sarıbal, kritik enerji hatlarının bakım ve denetimlerinin daha sık yapılması gerektiğini söyledi. Ayrıca, orman alanlarında madencilik, enerji, turizm ve benzeri faaliyetler için verilen izinlere değinen Sarıbal, yaklaşık 900 bin hektarlık orman alanının ticari faaliyetlere konu edildiğini savundu.

Orman işçilerinin önemine de değinen Sarıbal, hava araçlarının tek başına yeterli olmadığını, yangının sahada mücadele eden ekiplerle kontrol altına alındığını belirtti. Orman işçilerinin kadrolu, eğitimli ve deneyimli personelden oluşması gerektiğini söyleyen Sarıbal, çalışma koşulları ve kişisel koruyucu ekipmanların güçlendirilmesi çağrısında bulundu.

Açıklamasında tarım politikalarına da yer veren Sarıbal, girdi maliyetlerindeki artışın üreticiyi zorladığını ve ithalata dayalı politikaların yerli üretimi olumsuz etkilediğini savundu. 2026 yılının ilk altı ayına ilişkin ithalat verilerine göre buğday, mısır, yağlı tohum, küspe, canlı hayvan ve kırmızı et ithalatındaki artışların tarımsal üretimdeki sorunlara işaret ettiğini söyledi. Sarıbal, seçilmiş bitkisel ürünler ile canlı hayvan ve kırmızı et ithalatına yaklaşık 410 milyar lira ödeme yapılırken, çiftçiye ayrılan desteğin 168 milyar lira seviyesinde kaldığını ifade etti.

Ekonomi politikalarını da eleştiren Sarıbal, tarımda sürdürülebilir üretim için çiftçinin desteklenmesi, yerli üretimin güçlendirilmesi ve kırsal kalkınmaya yönelik politikaların artırılması gerektiğini belirtti.