Yasemin Şentürk


*KATUN TOMRİSKEN..KATLEDİLEN PINARLARA*

*KATUN TOMRİSKEN..KATLEDİLEN PINARLARA *


*Katun Tomrisken..Katledilen Pınarlara...*

At sırtındaki Katun Tomris’den boğulup, benzinle yakılıp üstüne beton dökülerek canice öldürülen kadın Pınarlara; isimleri sayılamayacak kadar çok olan kayıp giden hayallere ve hayatlara uzanan hikayemiz..

Efendim bizler kadim bir medeniyetin günümüzde kadar gelmeyi başaran üyeleriyiz.

Lâkin günümüze  gelirken çok evrilmişiz.. 
Toplumun yapı taşı olan ailedir dedik.. 
Ailenin yapı taşı ise annedir.
Yaratılış gereği de anne vasfı kadınlara bahşedilmemiş midir? 

Bakınız biz kadınlar toplum içerisinde gizli ve aşikar bir çok  göreve vasıfa sahibiz.
Neler mi bunlar? Hadi bir gözden geçirelim.. Birlikte sıralamaya başlayalım: 
Kadınlar anne, kadınlar öğretmen, kadınlar aşçı, kadınlar doktor, kadınlar avukat, kadınlar savcı, kadınlar bakan, kadınlar polis, kadınlar koruma, listeyi çok uzatmadım uzayıp gider.. Kadınlar hangi meslek mensubu olursa olsun üstüne bir de ücretsiz aile işçisi...(!)
Bu kadar sorumluluğu, vasfı ve becerisi olan bir birey nasıl olur da zayıf, pasif ve sahip olamayınca öldüren, canı sıkılınca köşelere atılan, mahkûm hâline getirilmiş ..
Bizim toplumuzda  kadın savaşçı ve yönetici iken birden bire Cahiliye devrinde  diri diri toprağa gömülen, cinsel obje yapılıp sömürülen bireyler  olmuşuz..  
Katunken yanı hatunken hakan iken zihin denilen hapishanede dört duvara sıkıştırılan bir köle edilmişiz.. 
Özgürlüğü tatmışken köleligi kabul eden, ezikliği şiddeti kabul eden bireyler olmuşuz.. 
Katiline aşık olan,hatta katilini doğuran yediren içirilen besleyen olmuşuz.. 
Güçlü iken yaratanın rahim esmasının yeryüzündeki teccelisi iken birden bire pasiflestirilip cinsel eğlence ve oyuncak olmuşuz.. 

Kadın unsuru toplumun en önemli unsuru iken en önemsiz hale getirmekle
kendi varlığınıza kast ettiğinizin bilincinde misiniz(?!)
Bakınız canavarca hayvani duygularla cinayet işleyen katiller sizleri de doğuran varlığınıza basamak olan kadın iken sizin zulmünüz  şu an kadına iken, çocuğa iken yarın sizinle eşdeğer güce sahip hemcinsinizde olcak..
Gün gelcek ki sapkınlığınız ve  şiddetiniz size dokunacak....  
Aslında kendi hem cinslerime ve toplumdaki yasama ve yürütmede görevli söz sahibi idarecilere seslenmek istiyorum.. 


Kaynağına inin sorunun..Yüzeyden kurutmaya çalışmayın bataklığı.. Dipten ıslah etmedikçe kurumaz..
Kadınlarımız, toplumun en temel unsuru olan kadınlarımız varlığımızın yegane unsurlarından olan kadınlarımız toplum içinde önemi kavranması kavratılmalı..
Bu evrilme iyiye evrilme eğitimle olur.
Eskiye özüne dönüş ile yozlaşan kültürle değil.. Kendine yenileyen ıslah eden eğitimle.. 
Bir yandan suçluları yakalayıp  kara deliklere tıkıp diğer yandan kanuni boşluklar ile kısacası kaçak tüneller ile topluma salmayın bu vahşi canavarları.. 
Kadınımıza, evladımıza yitirdiği itibarı, özgüveni verilmedikçe eziklenip korkutulup sindirildikçe bu yapılamaz.. 
Sığınma evleri, yan gelip yattıkları  indirimle çıktıkları otel odalarını açmayın bu canilere..
Islah olacakları barınaklar yapın bu canilere ve hakikaten de orda ıslah edin.. Vergilerimizle beslenmesinler, kanlarımızla bedenimizle eğlendikleri yanlarına kâr kalmasın. Yaptıklarının bedelini ödesinler..  Karısı kızı anası hapise ekmek götürmesin ya da bizim vergimizle yasamasın..  Çalışsın... kazandığını yesin. Aslında bir lokma dahi yiyemese çok dah iyi olur !!!!

İnsalığın kanayan yarası.. En çok da Asya toplumlarında felç eden bir yara..

Çocuklarımıza saygı  olmayan yerde sevginin olmadığını öğretelim.
Ebeveynler olarak cinsiyet ayrımı yapmadan evlât yetiştirelim.. Kız evladımızı kötülüklere karşı  koruyacağız diye pısırık korkak değil aksine ayakları üzerinde duran ekonomik özgürlüğü olan bireyler olarak yetiştirelim.. 
Korunacak,muhtaç,güvensiz, değil güçlü olacakları eğitim verelim..Atalarımızdaki gibi eşinin yanında omuz omuza...mücadele etsinler hayat ile..
Eğer bu şekilde yetiştirirsek  toplumun her alanında dimdik dururlar...

Eğitim alırken hoca terörü, işte çalışırken patron terörü, evlendiğinde koca terörü, mahallede farklı terörlerle mücadele edecek güçte olurlar..Kurban olmazlar..
Kadına seçme seçilme hakkı veren kadınlarına eğitim hakkı veren, kadınlara medeni kanunda nikah hakkı ,miras hakkı veren sözün doğrusu   bu haklarını hatırlatan  iade eden  veren  bir Ata ya geçmişe sahibiz... Bununla gurur duymamız gerekirken  aşkımıza neslimize çiftimize söven küfreden utanan  bir nesil olduk...Bakınız sahip olduğumuz haklar kanunla korunurken  işlenebilirliğini kısıtlıyoruz... 
Kadın sosyal hayatta eğitilip meslek sahibi oluyor lâkin evde köleliği devam ediyor..
 
Eşit saatlerde çalışıp eve gelindiğinde  kadın anaçlığından kaynaklanan vasfından dolayı erkek yan gelip yatarken en fazla salata hazırlayıp sofra toplarken kadın çamaşır yıkar, kadın yemek yapar, kadın ütü yapar, kadın çocuk yapar kadın 7/24 çalışır... Ne iş eğitim verdik ekonomik açıdan özgür kıldık güya.. 
Bu ne  yaman çelişki ! 
Maaş kartı erkekte, söz hakkı erkekte, kadının yükü 2 kat artı...
Efenim kadınlar naif,kadınlar duygusal varlıklar.. korunmaya kollanmaya muhtaçlar dışarda çalışmasınlar evlerinde eşlerine hanım, çocuklarına ana olsunlar diyen tehlikeli bir zihniyet var.. Bu zihniyet de hoşgörü ve ahlak dini olan islami yozlaştıran işine geldiği gibi yorumlayan kötü niyetli zihniyet !!! Naif ve kutsal degerleri düşünceleri kullanarak kadını cahil bırakıp pskolojik ve fiziksel şiddet uyguluyor.. Cehalete mahkum ediyor..
Ne anneler var evinde çocuğuna eşinin sözüne karşı  konuşamayan.. 
Ne aşamalardan geçti geçecek  bu kadim medeniyet..
Evladını kucağına alıp sevemedi..neden büyüklere saygı belirtisiymiş.. Cehaleti ve  doymak bilmeyen ıslah olmayan egoyu perdelemek için adına töre dendi....adına günah dendi..Kadınlarımız kızlarımız mal gibi alınıp satıldı...adina namus dendi adına iffet dendi..Yalan efendim yalan namus ve iffet  ne soy için ne bey için ne aile için korunur..Bu ahlak vicdan ve kişinin kendi özgür iradesi kişiliğini koruması içindir..    Adına din dendi,adına töre dendi,adına kültür dendi..Oysa Dinde,kültürde toplum hayatını kolaylaştıran düzenleyen yaptırımlar içerir...Fakat bunu kendi arzu ve heveslerine göre lanse etmeyi bunuda kabul ettirmeyi ustaca başaran şeytani bir zihniyete köleyiz...
 
Evde parası olmayan kadının sözü geçmeyi bırak böcek gibi kafası ezildi..Ya da parası olanın parası alındı bedeni kullanıldı ya da satıldı.. 

Hangi birini anlatsak ki...Denizler mürekkeb olsa Ağaçlar kalem olsa..aylar yıllar saatler yazsak  ne sözcükler biter ne yapılan zulümler.. 

Eğitim şart efendim eğitim şart...!...
Köleliği kabul ettiren eğitim değil...hanfendi, beyefendi olunacak ahlaki değerler vicdanı değerler..  eğitimi ...!!!

Türk toplumunda aile yapısına bakınız araştırınız okuyunuz...
islamdan önce, arap kültürünün yozlaşan saray harem kültürüne değil...
Islam ile ıslah edilen arap kültürü.. Efendimizin ölümüyle tekrar yozlaşmaya başladı..  mezhepler ile farklı perdeler ile işlerine geldiği gibi anlatılana  değil..
islamin ilk emri oku....Değiştirilemeyecek olan  ebedi olan  ilâhi kudretce korunan Kuran-i okuyup anlayın...
Hakikatten siz okuyun...siz öğrenin..Efendimiz sav hayatına aile yaşantısını araştırın...islamdan önceki evlilik  ve islamdan sonraki aile yaşantısına.bakin..boylesi bir zulm yok... .Bize islam diye yutturulana, kadını degersizlestirene değil...

Katun Tomrise bakın.. 
Nene hatuna bakın..Elif Anaya,
Türk kadınlarının tarihteki yolculuğuna ve haremlerdeki köleliğine...ve şimdiki hallerine..variller içinde  üzerine beton dökülen.. sokak ortasında dövülen  yakılıp  parçalan kadına bakın...

Bizler Türk kadınları  haklarımızı Cumhuriyet ile geri almışken...  Bu şekilde nereye gittigimize bakıp toparlanin ... 

..