Kürşat BİLGİN Hukukçu Yazar


Ekrem İmamoğlu ve Fatih Sultan Mehmet

Yoruldum


Sizi bilmem ama ben çok yoruldum.

Hatta bu yorulmaktan da öte oldu sıkıldım.

Hep söylemlerde geçmişten dersimizi aldık, aynı hatalara tekrar düşmeyeceğiz dedikleri halde yine, yeniden hep aynı tarzda, hatta ayrıştırıcı ve kutuplaştırıcı politikalarda ısrar edişlerinden bunaldım.

Nemi oldu da bu kadar doldun dediğinizi duyar gibiyim.

Emekli bir öğretmen çocuğuyum ben. Elhamdülillah dini bütündür babam. İbadetlerini aksatmamaya özen gösterir ve yerine getirir şükür.

Hatta 80 li yaşlarında olması ve 65 yaş sınırına takıldığı için bu hafta cumasını kılamadığı için üzülen bir insan. (Cuma’ya gitti ama polis arkadaşlar amca size yasak dedikleri için üzülerek geldi eve.)

Neyse konumuz bugün bana İBB başkanı Ekrem İmamoğlu’nun elleri arkasında belli basın kurumlarının sadece yaptığı haberi göstererek bu mu yani oğlum dedi. Ecdada saygı bu mu dedi.

(Tabii tartışmaya girmedim. Çünkü bende ve ananelerine bağlı her yetişkin Türk evladında babaya karşı söz söylenmemesi gerektiği terbiyesi ile büyüdük.)

Sohbetimize malzeme olsun diye dinleyeyim dedim lakin geçmişten bir hikaye geldi aklıma. Medyayı elinde tutan kitleleri istediği yöne çeker demişti bu hikayeyi anlatan kişi ve hikayenin konusu (şu an geçmişten dert yananların, karşı grup diye tabir ettiği kesim, şu an ise kendilerinin yaptığı) bir imamın koyunu çalınmış, medya da imam koyun çaldı yazmış. Okuyan vay be imamda koyun çalmış anlıyor.

Hatta başka bir olay olarak da örneklendirecek olursa bir zamanlar ticari ortağımda olan bir emniyet müdürü arkadaşım (izin almadığım için kendisinden, ismini paylaşmayacağım ama ticaret sicil gazetesinde isteyen ve araştıran bulabilir) kendisinden bilgi isteyen bir gazeteciye soruşturmanın devam etmesi sebebi ile bilgi vermeyince ertesi gün manşetten tecavüzcü emniyet müdürü diye haber yapıldığını anlatıp anı diye sakladığı gazeteyi göstermişti bana.

Gazetecinin dayanağı da şu şekil. Büyük puntolarla Tecavüzcü emniyet müdürü yazılıyor ve alt tarafta normal puntolarla bir gece gözaltında tutulan x kişinin kişisel haklarına tecavüz etti yazılıyor. Sadece başlığı okuyan okur ise yine vay be emniyet müdürü de tecavüzcü çıktı diyebiliyor ki bana bunu aktarırken hala, bazen karşılaşıyorum tecavüzcü emniyet müdürü sen miydin diyenlerle diye aktarmıştı.

İmamoğlu konusuna dönecek olursak internette ilgili konunun hemen videosunu aradım. Üniversitede sosyal bilimlerde araştırma yöntemleri dersimi iyi not alarak geçmiştim meyvesini yiyorum şu an. Hemen buldum ve incelemeye başladım. Arama motoruna Ekrem İmamoğlu fatih sultan Mehmet yazınca videolar bölümüne geliyorsunuz ve 14 ila 18 saniyelik ilk etapta kesildiği düşünülen videolar çıkıyor karşınıza.

Elimizdekilerle yetinelim diyerek incelediğimizde ilgili videonun 9.saniyesinde türbenin kapısında Peygamber efendimizin övgüsüne mazhar olan, bir çağ kapatıp açan, bilim ve irfan sahibi gerçek dünya lideri Fatih Sultan Mehmet Han’ın türbesi değil hanımı Gülbahar Hatun’un türbesini ziyaret ettiği aşikar oluyor.

Mutlaka bu videolar hakkında açıklamalar gelecektir. Siz değerli okurlarıma açıklamalar gelmeden kendi fikrimi paylaşmam ve dayanaklarımı detaylı şekilde anlatmamın nedeni ise ben ki yanılıyorsam yine bu köşeden özür yazısı yazacağımı belirtmek içindir. Âmâ acaba bu haberleri yapan kutuplaştırıcı ve ayrıştırıcı politikalara alet olan medyanın özür dileme cesaretleri olacak mı ki sanmıyorum, nasıl davranacaklar hep birlikte izleyelim diye.

Biz hukukçular yazdığımız dilekçelerde, yazılarda sona doğru Sonuç ve İstem bölümümüz vardır.

Bir yazım dilekçe değil ama sonuç ve istemim Siyasiler başta olmak üzere birlik ve beraberliğe ihtiyacımız olan bu günlerde ortak akıl ile hareket edip yek vücut olma zamanıdır.

Ben yoruldum bu durumdan sizlerin de ben dediğinizi duyar gibiyim.

Veda cümlemi bu seferlik;

 Yorulmadığınız bir hayatta sevgi ve sağlıkla kalmanız dileği ile.