Ticaret Bakanı Ömer Bolat, 2026 yılının ikinci çeyreğine ait Gayri Safi Yurtiçi Hasıla (GSYH) verilerini açıklayarak Türkiye ekonomisinin bu dönemde yüzde 2,3 oranında büyüdüğünü duyurdu. Bu büyüme ile birlikte Türkiye ekonomisi kesintisiz 24 çeyrek boyunca büyüme serisini sürdürdü.
2026'nın ilk çeyreğinde yüzde 2,6'lık bir büyüme kaydeden ekonomi, yılın ilk yarısında geçen yılın aynı dönemine kıyasla yüzde 2,5'lik bir büyüme performansı sergiledi.
Bakan Bolat'ın belirttiğine göre, 2026'nın ilk yarısı itibarıyla yıllıklandırılmış GSYH değeri 1 trilyon 706 milyar dolara ulaşarak tarihin en yüksek seviyesine çıktı.
Büyümeye en önemli katkılardan biri net mal ve hizmet ihracatından geldi. İkinci çeyrekteki yüzde 2,3'lük büyümenin 0,6 puanlık kısmı net ihracat sayesinde gerçekleşti.
Üretim tarafında hizmet sektörü yüzde 2,1'lik büyüme ile büyümeye 1,3 puanlık katkı sağlarken, sanayi üretimi yüzde 2,4 artışla büyümeye 0,5 puanlık destek verdi. Tarım üretimi ise olumlu hava koşullarının etkisiyle yüzde 13,3'lük etkileyici bir artış göstererek büyümeye 0,5 puan katkıda bulundu. İnşaat sektöründe ise katma değerde yüzde 1,9'luk bir azalış gözlemlendi.
Harcama yöntemiyle bakıldığında, ikinci çeyrek büyümesine en büyük katkıyı özel tüketim sağladı. Özel tüketim büyümeye 2,3 puan katkıda bulunurken, yatırımlar 0,2 puanlık destek verdi. Bu durum, yatırımların büyümeyi 7 çeyrek boyunca kesintisiz desteklediğini gösteriyor. Kamu harcamalarının büyümeye katkısı ise eksi 0,2 puan olarak kaydedildi.
Temmuz 2026 verilerine göre işsizlik oranı yüzde 8,1 olarak açıklandı. Bu oranla birlikte işsizlik, 39 aydır yüzde 10'un altında seyretmeye devam etti.
Küresel belirsizlikler ve jeopolitik risklere rağmen, ikinci çeyrekte dış ticaret açığı geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 8,8, cari işlemler açığı ise yüzde 7,7 oranında geriledi. Yıllıklandırılmış cari işlemler açığının milli gelire oranı ise yüzde 2,3 olarak gerçekleşti.
Ekonomik büyüme ivmesini korumak ve güçlendirmek amacıyla çalışmaların sürdürüleceği belirtildi. 2026 yılı hedefleri arasında mal ihracatında 282 milyar doların üzerinde, mal ve hizmet ihracatında ise 410 milyar dolarlık bir seviyeye ulaşmak yer alıyor. Verimlilik odaklı dönüşüm ve yapısal reformlarla Türkiye ekonomisinin büyüme potansiyelinin daha da artırılması hedefleniyor.
Yorumlar
Henüz onaylanmış yorum yok. İlk yorumu siz yazın.