Trabzon Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Metin Genç, şehrin UNESCO Yaratıcı Şehirler Ağı 2027 Gastronomi Şehri adaylığı için çalışmalara başladıklarını duyurdu. Başkan Genç, Trabzon mutfağının zenginliğini ve sağlıklı beslenmeye katkısını vurgulayarak, kentin gastronomi mirasını küresel düzeyde tanıtma kararlılığını dile getirdi ve "Trabzon mutfağı ömrü uzatır" ifadesini kullandı.

Trabzon Büyükşehir Belediyesi'nin öncülüğünde başlatılan UNESCO Yaratıcı Şehirler Ağı 2027 Gastronomi Şehri adaylığı süreci için bir basın toplantısı düzenlendi. Toplantıda, Trabzon'un gastronomi mirasının ulusal ve uluslararası alanda tanıtılması, kentin potansiyelinin öne çıkarılması hedeflendi. Etkinliğe, Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Metin Genç'in yanı sıra sürece dahil olan çeşitli kurum ve kuruluşların temsilcileri katıldı.

Başkan Genç, Trabzon'un tarihi, kültürel ve gastronomik zenginlikleriyle 'Gastronomi Şehri' unvanını fazlasıyla hak ettiğini belirtti. Şehirlerin medeniyetin önemli göstergeleri olduğunu vurgulayan Genç, Trabzon'un dört bin yıllık tarihiyle birçok medeniyete ev sahipliği yapmış kadim bir şehir olduğunu hatırlattı. Şehrin Fatih Sultan Mehmet, Yavuz Sultan Selim, Kanuni Sultan Süleyman gibi tarihi şahsiyetlerle ve Mustafa Kemal Atatürk'ün ziyaretleriyle de özel bir yere sahip olduğunu ekledi.

Trabzon'un uluslararası marka değerini artıracak projelere öncelik verdiklerini belirten Başkan Genç, UNESCO Gastronomi Şehri hedefinin bu vizyonun önemli bir parçası olduğunu söyledi. Trabzon'un kendine özgü mutfak kültürüyle Türkiye'nin güçlü gastronomi merkezlerinden biri olduğunu ifade eden Genç, coğrafi işaretli ürünler, yüzlerce yıllık tarifler ve kuşaktan kuşağa aktarılan lezzetlerin uluslararası alanda tanınması için profesyonel bir hazırlık sürecine başlandığını belirtti. Bu unvanın kazanılmasıyla Trabzon'un gastronomi turizminde güçlü bir marka şehir haline geleceği öngörüsünde bulundu.

Başkan Genç, Trabzon'un UNESCO Gastronomi Şehri hedefini destekleyen güçlü tarihi kaynaklara sahip olduğunu vurguladı. Evliya Çelebi'nin Seyahatnamesi'nde Trabzon mutfağına yer verildiğini, Osmanlı salnamelerinde Tonya tereyağının özel olarak zikredildiğini hatırlatan Genç, bu belgelerin Trabzon mutfağının asırlardır devam eden güçlü bir miras olduğunu gösterdiğini belirtti. Yüksek rakımlı coğrafya, yayla kültürü, iklim ve üretim biçiminin mutfağı şekillendiren unsurlar olduğunu, Hamsiköy sütlacı, Tonya tereyağı, Vakfıkebir ekmeği ve Akçaabat köftesi gibi ürünlerin bu kültürel birikimin temsilcileri olduğunu söyledi.

Adaylık başvuru dosyasının tarihi ve kültürel verilerle bilimsel çalışmaların birleşimiyle hazırlandığını belirten Başkan Genç, Trabzon'un köklü gastronomi işletmelerinin de önemli bir avantaj olduğunu dile getirdi. Şehirde yaklaşık bin 282 yeme içme işletmesinin bulunduğunu ve misafirlerin Trabzon mutfağını deneyimleme fırsatı bulduğunu aktardı. Elli yılı aşkın geçmişe sahip restoranlar, kuşaktan kuşağa aktarılan işletmecilik anlayışı ve geleneksel pişirme tekniklerinin korunmasının başvurunun güçlü yönlerinden olduğunu ifade etti. Trabzon mutfağının lezzetiyle olduğu kadar hikayesi, tarihi, üretim kültürü ve sürdürülebilir yapısıyla da dünyada hak ettiği yeri almasını istediklerini belirten Genç, bu süreçte üniversiteler, kamu kurumları, meslek odaları ve basınla iş birliği içinde hareket edeceklerini söyledi. Trabzon'un sahip olduğu zenginliklerle UNESCO Gastronomi Şehri unvanını fazlasıyla hak ettiğine inandığını sözlerine ekledi.