İçişleri Bakanlığı, sahte gayrimenkul değerleme raporları kullanılarak usulsüz yollarla Türk vatandaşlığı elde edildiği iddialarına yönelik soruşturmada elde edilen önemli bilgileri kamuoyuyla paylaştı. Bakanlık tarafından yapılan açıklamada, 16 ilde eş zamanlı olarak düzenlenen operasyonda 72 şüphelinin gözaltına alındığı belirtildi. Bu operasyonlar sonucunda bugüne dek toplam 6 bin 134 kişinin Türk vatandaşlığına ilişkin kararlarının iptal edildiği veya geri alındığı duyuruldu.

Yatırım yoluyla Türk vatandaşlığı kazanma süreçlerinin 5901 sayılı Türk Vatandaşlığı Kanunu ve ilgili yönetmeliklere uygun olarak yürütüldüğünü hatırlatan Bakanlık, taşınmaz edinimi de dahil olmak üzere tüm yatırım türlerinde ilgili kamu kurumlarınca verilen uygunluk belgelerinin önemini vurguladı. Yapılan incelemeler neticesinde, muvazaalı veya usulsüz işlem yaptığı tespit edilen 1.150 yatırımcının yatırım uygunluk belgesi iptal edildi. Bu kişilerin aile fertleriyle birlikte toplam 5 bin 391 kişinin vatandaşlık kararı da geçersiz kılındı.

Bakanlık ayrıca, vatandaşlık kazandıktan sonra yapılan güvenlik soruşturmalarında kamu düzeni ve milli güvenlik açısından sakıncalı görülen 263 yatırımcı ve aile fertleri dahil 743 kişinin vatandaşlık kararının geri alındığını bildirdi. Bu şekilde, bugüne kadar toplamda 1.413 yatırımcı ve aile fertleriyle birlikte 6 bin 134 kişinin Türk vatandaşlığına ilişkin kararlarının iptal edildiği veya geri alındığı kaydedildi.

Öte yandan, ileriki bir tarihte (11 Şubat 2026) yatırım uygunluk belgesi iptal edilen 443 yatırımcı ve aile fertlerinden oluşan 1.358 kişinin vatandaşlığının iptal edileceği bilgisi de paylaşıldı. Milli güvenlik ve kamu düzeni gerekçeleriyle ayrıca 7 kişinin vatandaşlığının geri alınacağı belirtildi.

Bakanlık, operasyona konu usulsüzlüklerin büyük ölçüde vatandaşlık başvurularından önce hazırlanan belgelerdeki sahtecilik girişimlerinden kaynaklandığını vurguladı. Açıklamada, Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdürlüğü personelinin görev ve yetkileri dahilinde herhangi bir zafiyet veya ihmalinin bulunmadığı, tespit edilen tüm suç unsurlarının adli makamlara iletildiği ifade edildi. Bakanlık, milli güvenliğin ve kamu düzeninin korunması amacıyla her türlü yasa dışı yapı ve usulsüzlükle mücadelenin kararlılıkla sürdürüleceğini bir kez daha teyit etti.