İzmir Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Dairesi Başkanlığı, yangın ve arama kurtarma operasyonlarında kullanılmak üzere ileri teknolojiye sahip bir drone (DJI Matrice 4T) filosunu genişletti. Bu yeni nesil insansız hava aracı, olay yerinden anlık görüntü aktararak ekiplerin daha hızlı ve doğru kararlar almasına olanak tanıyor. Üzerindeki termal kamera, yoğun dumanın olduğu durumlarda bile yangının en sıcak noktalarını belirleyerek alevlerin ilerleme yönünü tespit ediyor. Bu sayede yerleşim alanları için olası riskler önceden öngörülüyor ve elde edilen veriler komuta merkezine anlık olarak iletiliyor. Yangın kontrol altına alındıktan sonra ise yeniden alevlenme riski taşıyan bölgeler belirlenerek soğutma çalışmaları daha etkin yürütülüyor.

Yüksek çözünürlüklü kamerası ve güçlü yakınlaştırma özelliği sayesinde ekipler, tehlikeli bölgelere yaklaşmadan güvenli mesafeden inceleme yapabiliyor. Lazer ölçüm sistemi, kritik noktaların konumunu anında sahadaki ekiplere iletiyor. Drone, 4G destekli modemleri sayesinde baz istasyonları üzerinden de bağlantı kurarak yaklaşık 8-10 kilometre menzilde ve 1.600 metre irtifaya kadar görev yapabiliyor. Akıllı batarya sistemiyle yaklaşık bir saat kesintisiz görev yaparak operasyonların etkinliğini artırıyor.

İzmir Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Dairesi Başkanlığı İtfaiye Yangın ve Acil Müdahale Şube Müdürü Haldun Engin, İzmir İtfaiyesi'nin teknolojik gelişmeleri yakından takip ederek operasyonel gücünü sürekli artırdığını belirtti. Envantere katılan yeni nesil dronun bu anlayışın önemli bir parçası olduğunu ifade eden Engin, “Geçtiğimiz yıl İzmir'de yaşanan orman ve kırsal alan yangınlarında yoğun bir mücadele yürüttük. Bu süreçte edindiğimiz deneyim, teknolojinin sahadaki önemini bir kez daha ortaya koydu. Dron sayesinde yangınlara daha hızlı, etkin ve güvenli müdahale edebiliyoruz. Rüzgarın yönü ve şiddetini anlık olarak analiz ederek ekiplerimizi en doğru noktalara yönlendiriyoruz. Örneğin, bir orman yangınında yerleşim alanları risk altındaysa, drondan alınan görüntüler sayesinde yangının ilerleme yönünü ve yerleşim bölgelerine ulaşma süresini öngörebiliyor, buna göre ekiplerimizi sevk ederek tahliye ve kurtarma çalışmalarını hızlandırabiliyoruz” dedi.

Termal görüntüleme özelliğinin, özellikle yoğun duman bulunan alanlarda büyük avantaj sağladığını belirten Engin, “Termal kamera sayesinde yangının merkezini hızla tespit ederek müdahale stratejimizi belirliyor ve kritik noktalara zaman kaybetmeden ulaşabiliyoruz. Aynı teknoloji, kırsal ve ormanlık alanlarda kaybolan vatandaşların vücut ısılarını algılayarak yerlerinin belirlenmesinde de etkin rol oynuyor. Ayrıca üzerindeki mikrofon sistemiyle vatandaşlarımızla iletişim kuruyor, durumları hakkında bilgi alarak doğru müdahaleyi planlıyoruz. Yangın sonrası ise yanan alanın büyüklüğünü kısa sürede ölçebiliyor, hasar tespit çalışmalarını hızlandırabiliyoruz. Dron, sahadaki gözümüz ve kulağımız” diye konuştu.

Drone teknolojisinin iş güvenliği ve saha koordinasyonuna önemli katkı sağladığını vurgulayan Engin, özellikle çatı yangınları ve gece müdahaleleri gibi görüşün kısıtlı olduğu durumlarda riskli noktaları önceden tespit edebildiklerini, ekipleri zamanında uyararak güvenli müdahale imkanı sağladıklarını kaydetti.