AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Hüseyin Yayman, katıldığı bir televizyon programında gündeme dair açıklamalarda bulundu. Yayman, fon krizi, muhalefetin durumu ve "Terörsüz Türkiye" süreci üzerine değerlendirmeler yaparken, CHP Genel Başkanı Özgür Özel'e yönelik sert eleştiriler yöneltti.

Söyleşisine iyi dileklerle başlayan Yayman, Türkiye'deki siyasi üslubun sertliğini eleştirdi. "Türkiye'de siyaset, çamur at izi kalsın anlayışıyla, büyük bir yalan siyasetiyle, dezenformasyon kampanyasıyla ve algı operasyonuyla yapılmaya devam ediyor" diyen Yayman, siyasetin bu şekilde yürütülmesinin yanlış olduğunu belirtti.

Özgür Özel'in Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a yönelik açıklamalarını eleştiren Yayman, Özel'e "haddini bil" çağrısında bulundu. Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın kendileri için bir kırmızı çizgi olduğunu vurgulayan Yayman, Erdoğan'a yönelik her türlü eleştirinin karşılığının misliyle verileceğini söyledi. Yayman, "Sen git, para kuleleriyle satın aldığın CHP kurultayının hesabını ver. Sen git, belediyeleri nasıl peşkeş çektiğini ve hangi karanlık organizasyonların içinde olduğunun hesabını kendi partililerine ver. CHP'nin içine düştüğü durumdan biz çok mutsuzuz. Bir siyasi zübüklük, bir siyasi dolandırıcılık, bir siyasi sahtekarlık var. Dolayısıyla Özgür Özel haddini bilmeli, hadsizlik yapmamalı" şeklinde konuştu.

Yayman, "Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan bizim kırmızı çizgimizdir. Milletimizin kırmızı çizgisidir. Cumhurbaşkanımız hakkında kim hadsiz bir laf söylerse misliyle cevabını alır. Biz de veririz. Gönül ister ki biz böyle sert konuşmayalım. Sayın Özgür Özel kendi resmine bir aynada baksın. Ne söylemiş, ne yapmış, nereden nereye gelmiş? Dolayısıyla burada Sayın Cumhurbaşkanımızın tavrı nettir" ifadelerini kullandı.

Yayman, CHP lideri Özel'in yönetim anlayışını eleştirerek, "Yeni Parti'yi Özgür Özel değil, yapay zekâ yönetse bence çok daha doğru yönetecek. Özgür Özel bıraksın, grup toplantılarında yapay zekâ robotu yapsın ki belki Türkiye için, milletimiz için daha doğru sözler söyleyecek, daha iyi hizmetleri anlatacak" dedi.

Türkiye'de güçlü bir muhalefet eksikliği olduğunu dile getiren Yayman, "Muhalefet sorunu artık bir millî güvenlik sorununa dönüşmüş durumda" değerlendirmesini yaptı. Muhalefetin projelerden uzak, her şeye karşı bir tutum sergilediğini savunan Yayman, nükleer santralden otoyollara, şehir hastanelerinden köprülere kadar birçok yatırıma karşı çıkıldığını belirtti.

Yayman, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın önünü kesmeye yönelik siyasi girişimler olduğunu savunarak, bunun bir "siyasi obstrüksiyon" olduğunu ifade etti. AK Parti'nin krizlerle mücadele ederek güçlendiğini belirten Yayman, deprem, 15 Temmuz, Gezi olayları, parti kapatma davası ve e-muhtıra gibi süreçleri örnek gösterdi.

AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Hüseyin Yayman, "Bugün de tarihin doğru tarafındayız. Sadece fon meselesinde değil, Terörsüz Türkiye meselesinde de tarihin doğru tarafındayız. Rusya-Ukrayna Savaşı'nda da tarihin doğru tarafındayız. Emeklilerin sorununu çözme meselesinde de, dar gelirlilerin sorununu çözme meselesinde de, Türkiye'nin ekonomik olarak çağ atlamasını sağlama meselesinde de, Türkiye'de temel hak ve hürriyetler ve reformlar meselesinde de biz tarihin doğru tarafındayız. Hatamız varsa düzeltiriz. Eksiğimiz varsa düzeltiriz. Biz muhafazakâr siyasetin içerisinde, süreklilik içinde değişimi savunan, gelişim içerisinde değişimi birlikte yöneten bir partiyiz. Bizim partimizde kendini vazgeçilmez sanan insanlar vardı. En önemli görevlere geldiler. Sonra Cumhurbaşkanımızı beğenmediler, gittiler parti kurdular. Onların tabela partisi olmanın ötesine gidemediler. Dolayısıyla biz krizleri milletimizle, demokratik sistem içerisinde ve demokrasiyi güçlendirerek aşmış bir hareketiz. Dolayısıyla buradaki temel mesele, Cumhurbaşkanımızın adaylığına engel olmaktır. Cumhurbaşkanımızın önünü kesmeye çalışmaktır. Dün olduğu gibi bugün de biz buna müsaade etmeyeceğiz. Çünkü Recep Tayyip Erdoğan bizim kırmızı çizgimizdir" diye konuştu.

Yayman, "Terörsüz Türkiye" sürecinin bir devlet politikası olduğunu belirterek, sürecin iki yıldır herhangi bir aksaklık yaşanmadan ilerlediğini söyledi. Bu sürecin üç sigortasının Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli ve TBMM olduğunu ifade etti. Silahların bırakılmasının önemine dikkat çeken Yayman, "Silahlar sadece elden değil zihinlerden de bırakılmalıdır. Artık meselenin çözüm anına gelinmiştir" dedi.