Gazi Üniversitesi'nin akademik birikimiyle 2008 yılında Ankara'nın Gölbaşı ilçesinde kurulan Gazi Teknopark, teknoloji üretimi, girişimcilik, kamu destekleri ve uluslararası pazarlara açılma konularında önemli bir büyüme ivmesi yakaladı.

Yaklaşık 20 bin metrekarelik kapalı alanda 180'den fazla teknoloji firmasına ev sahipliği yapan teknoparkta, bin 400'e yakın Ar-Ge, yazılım, tasarım ve destek personeli görev yapıyor. Bugüne kadar 2 bini aşkın proje yürütülen Gazi Teknopark, üniversite, girişimci, yatırımcı, teknoloji firması ve kamu kurumları arasındaki güçlü bağlarla teknoloji ekosisteminin merkez üssü haline geldi.

Gazi Teknopark İşletme Direktörü Burcu Alkan Bilir, büyüme anlayışlarının nicelikten çok nitelik üzerine kurulu olduğunu vurgulayarak, "Projelerin ticarileşmesi, sürdürülebilir satış başarısı yakalaması, nitelikli istihdam oluşturması ve küresel pazarlarda rekabet eden markalara dönüşmesi önceliğimizdir" dedi.

Teknoloji firmalarının yoğun ilgisi sayesinde Gazi Teknopark'ın doluluk oranı yüzde 98'e ulaştı. 2023'te yüzde 89 olan doluluk oranı, 2025'te yaklaşık yüzde 100'e çıkarak, Gazi Teknopark'ın Ankara'daki teknoloji firmaları için çekim merkezi olduğunu kanıtladı.

Bilir, teknopark yönetiminin sadece çalışma alanı sağlamakla kalmayıp, firmaların mevzuata uygun çalışmasından Ar-Ge projelerinin takibine, kamu desteklerinden ticarileşme süreçlerine kadar geniş bir sorumluluk alanına sahip olduğunu belirtti.

2025'te Gazi Teknopark bünyesindeki Ar-Ge projelerinin toplam bütçesi 44,4 milyar liraya yükselerek yaklaşık dört kat artış gösterdi. Ticarileşen proje sayısı 206'dan 240'a çıkarken, TÜBİTAK destekli proje sayısı yüzde 17 artışla 54'e ulaştı ve bu projelere 72 milyon TL destek sağlandı.

Gazi Teknopark firmalarının toplam cirosu yüzde 91, yurt içi satışları ise yüzde 138 artış göstererek, geliştirilen teknoloji ve yenilikçi çözümlerin başarıyla ticarileştiğini ortaya koydu. Bilir, yurt içi satışlardaki bu başarının uluslararası pazarlara da taşınması gerektiğini vurguladı.

Gazi Teknopark, uluslararasılaşma vizyonu doğrultusunda Amsterdam, Londra ve Dubai'de kurduğu irtibat ofisleriyle firmalarının küresel pazarlara erişimini kolaylaştırıyor. Bu ofisler aracılığıyla yeni iş ortaklıkları kurulması ve pazar araştırmaları yapılması hedefleniyor. Gelecekte Singapur'da da bir irtibat noktası açılması planlanıyor.

Gazi BİGG Anahtar Programı kapsamında son yedi yılda 92 girişimci, TÜBİTAK'tan yaklaşık 33 milyon liralık hibe desteği alarak şirket kurdu. 2025'te ise 45 girişimci adayı programa başvururken, 16'sı eğitim ve mentorluk desteği aldı, dört girişimci ise TÜBİTAK desteğine hak kazandı.

Ön kuluçka hizmetlerinden yararlanan girişimci sayısı yüzde 59 artarken, bu süreçten mezun olan 20 girişimci şirketleşti. Kuluçka firmalarının toplam cirosu yüzde 83 artış gösterdi.

Gazi Teknopark, yerli teknoloji ürünlerinin kamu kurumlarına ulaşmasını kolaylaştırmak amacıyla Devlet Malzeme Ofisi ile Tekno Katalog Platformu çalışmalarını yürüttü. Bu kapsamda dört firma katalog sürecine dahil edildi ve yerli ürünlerin kamu kurumlarına satışı gerçekleştirildi.

Teknopark, sürdürülebilirlik çalışmalarına paralel olarak kendi enerji ihtiyacının yüzde 32'sini güneş enerjisi santrallerinden karşılıyor. GES-I ve GES-II sistemlerinde 2025'te 384 bin kilovatsaatın üzerinde elektrik üretildi.

Kurumsal yapısını güçlendirmek amacıyla Elektronik Belge Yönetim Sistemi ve e-imza uygulamasına geçen Gazi Teknopark, ISO 9001:2015 Kalite Yönetim Sistemi Belgesi'ni de aldı. Bu adımlarla süreçlerin dijitalleştirilmesi ve standartlaştırılması hedeflendi.

Gazi Teknopark, Kardeş Okul Projesi, Kadın El Emeği Alışveriş Festivali ve LÖSEV ile iş birlikleri gibi sosyal sorumluluk projeleriyle toplumsal fayda üretmeye de devam ediyor. Teknoloji ekosisteminin toplumla güçlü bir ilişki kurması gerektiği anlayışı ön planda tutuluyor.

Gelecek dönemde girişimciliğin güçlendirilmesi, uluslararası pazarlara erişimin artırılması ve kurumsal altyapının geliştirilmesi öncelikli hedefler arasında yer alıyor. Gazi Teknopark'ın başarısı, ulaşılan rakamların yanı sıra geliştirilen teknolojilerin toplumsal faydaya ve ihracata ne ölçüde dönüştürülebildiğiyle ölçülecek.