CHP Genel Başkan Yardımcısı Orhan Sarıbal, tarım sektöründeki derin sorunlara dikkat çekerek, çiftçinin üretim yapmasına rağmen büyük bir mağduriyet yaşadığını belirtti. Basın toplantısında çiftçinin borçluluğu, artan üretim maliyetleri, düşük ürün fiyatları, Malatya'daki sel felaketi, kuru üzüm fiyatları ve ABD'nin Türk zeytinyağına uyguladığı ek vergi gibi konuları gündeme getirdi.
Gıdaya erişimin temel bir hak olduğunu vurgulayan Sarıbal, tarımsal üretimin sadece çiftçiyi değil, tüm toplumu ilgilendirdiğini söyledi. İktidarın ithalatı önceleyen politikalarının hem üreticiyi hem de tüketiciyi yoksullaştırdığını savundu.
Sarıbal, Haziran 2026 itibarıyla çiftçinin bankalara olan tarımsal kredi borcunun 1 trilyon 459 milyar liraya ulaştığını açıklayarak, bu rakamın 2004'ten bu yana 275 kat arttığını belirtti. Aynı dönemde tarımsal desteklerin yetersiz kaldığını, çiftçinin borcu ile destek arasındaki farkın 8,7 kata çıktığını kaydetti. Takipteki tarım kredilerinin de bir yılda 25,5 milyar liraya yükseldiğini ifade eden Sarıbal, "Çiftçi perişan. Hem de üreterek perişan" dedi.
Çiftçinin faiz yükünden kurtarılması ve üretimini sürdürebilmesi için kamusal destek sağlanması çağrısında bulunan Sarıbal, kredilerin tarımsal finansmanın merkezinden çıkarılmasını talep etti.
Bursa, Mersin ve Denizli'deki şeftali üreticilerinin maliyetin altında satış yapmak zorunda kaldığını belirten Sarıbal, Bursa'da kilogram maliyeti 20-25 lira olan sanayilik şeftalinin 5 liraya, Mersin'de 15 liraya mal edilenin yine 5 liraya alındığını aktardı. Denizli'de sofralık şeftalinin maliyetinin 22 lira olmasına rağmen 15 liraya düştüğünü söyleyen Sarıbal, üreticinin ürünü satsa da dalında bıraksa da zarar ettiğini ve adeta cezalandırıldığını ifade etti.
Malatya'da etkili olan sağanak ve sel felaketinin kayısı üreticilerini vurduğunu belirten Sarıbal, 168 çiftçinin selden etkilendiğini, 400 tondan fazla kayısının telef olduğunu açıkladı. Zarar tespitlerinin gecikmeden tamamlanmasını ve üreticinin zararlarının doğrudan karşılanarak faizsiz yeniden yapılandırma yapılmasını istedi.
Kuru üzüm üreticisi için yeni sezon fiyatının en az 150 lira olması gerektiğini savunan Sarıbal, bir kilogram kuru üzümün çıplak maliyetinin 93 lira, yaşam payı eklendiğinde referans fiyatın 151,50 lira olarak hesaplandığını belirtti. TMO'nun 2025 yılı için açıkladığı 120 liralık fiyatın yetersiz olduğunu ve üreticinin tüccarın insafına bırakıldığını söyledi. Sarıbal, TMO'nun acilen fiyat açıklamasını ve bunun 150 liranın altında olmamasını talep etti.
ABD'nin Türkiye'den ithal edilen zeytin ve zeytinyağına uyguladığı ek gümrük vergisinin üretici ve ihracatçı üzerinde baskı oluşturacağını belirten Sarıbal, Türkiye'nin kendi üreticisini koruyacak bir dış ticaret politikası izlemesi gerektiğini savundu. Zeytinyağının dökme olarak düşük fiyatla ihraç edilmesi nedeniyle katma değerin yurt dışına gittiğini, markalaşma ve üreticinin ihracat gelirinden daha fazla pay alması için politikalar geliştirilmesini istedi.
Balıkesir'deki turşuluk biber üreticilerinin de benzer sorunlar yaşadığını dile getiren Sarıbal, kilogramı 35-40 liraya satılabilen ürün için üreticinin en az 70 lira beklediğini söyledi. Mazot, gübre ve işçilik maliyetlerindeki büyük artışlara rağmen üreticilerin az sayıdaki alıcının belirlediği düşük fiyatlara mahkûm edildiğini belirtti. Sarıbal, üretim maliyetinin altında alım yapılmasının önlenmesi, piyasanın kamu tarafından düzenlenmesi ve üretici örgütlerinin fiyat belirleme süreçlerine dahil edilmesi çağrısında bulundu.
Yorumlar
Henüz onaylanmış yorum yok. İlk yorumu siz yazın.