Doğadaki her şey gibi insan yapımı nesneler de bir dönüşüm sürecinden geçer. Eskiyen, işlevini yitiren veya zarar gören bir nesne, yeni bir başlangıcın habercisi olabilir. Gerçek dönüşüm, bir nesnenin biçimini değiştirmekle kalmaz, ona yüklenen anlamı da yeniden yaratır.

Avrasya Tüneli'nde yaşanan bu dönüşüm hikayesi, bir karganın düşürdüğü taş nedeniyle zarar gören bir güneş paneliyle başladı. Enerji üretim işlevi sona eren panel, atılmak yerine sanatçı ve akademisyen Dr. Işıl Eğrikavuk'a ulaştı. Süreç, panelin kendisini dönüştürmekle kalmayıp, tünel çalışanlarını da bu dönüşümün bir parçası haline getirdi. Eğrikavuk'un yönetiminde düzenlenen atölyelerde, eserin taşıyacağı ortak değerler ve kullanılacak bitkiler belirlendi. Böylece panel, artık enerji üretmek yerine sürdürülebilirlik, yaratıcılık ve döngüsel yaşam temalarına ilham veren bir sanat eserine dönüştü.

Sanatçı Işıl Eğrikavuk, esere "Birlikte: Diyalog Çemberi" adını verdiğini belirterek, "Bu eser, Avrasya Tüneli çalışanlarıyla birlikte gerçekleştirilen bir sürecin sonucu olarak ortaya çıkan, yaşayan bir katılımcı sanat yerleştirmesidir. Kullanım ömrünü tamamlamış bir güneş panelini yeniden işlevlendirerek sohbeti, karşılaşmayı ve birlikte düşünmeyi teşvik eden bir buluşma alanı yarattık. Eserdeki bitkiler ve toprak üzerindeki kelimeler, atölyede belirlenen ortak değerleri ve niyetleri temsil ediyor. Bu eser, zamanla değişip büyüyerek, onu kullanan insanların hikayeleriyle yaşamaya devam edecek. Bu, birlikte düşünmenin ve bakım vermenin yaşayan bir davetidir." dedi.

Avrasya Tüneli Genel Müdür Yardımcısı Murat Gücüyener ise, "Kullanım ömrünü tamamlayan malzemeye yeni bir değer kazandırdık." ifadelerini kullandı. 28 Temmuz 2026 Salı günü gerçekleşen açılışta, Avrasya Tüneli çalışanları eserin etrafına tohum ekerek, "Birlikte: Diyalog Çemberi"nin zamanla büyüyen, değişen ve çalışanların katkısıyla yaşamaya devam eden bir bahçe ve diyalog alanına dönüşeceğinin altını çizdi.