Marmara Belediyeler Birliği (MBB) ve Balıkesir Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Akın, İstanbul'da düzenlenen Avrupa Büyükşehirler Ağı (EMA) Forumu'na katıldı. Forumda, Avrupa genelindeki büyük şehirlerin üst düzey temsilcileri bir araya gelerek şehirlerin geleceğini tartıştı ve EMA'nın 2025-2026 faaliyetleri sunuldu.

Akın, küresel krizlerin derinleştiği bu dönemde metropollerin stratejik rolünü vurgulayarak, EMA Forumu'nun ana temasının "Metropoliten Geleceğin Yönetişimi: Politikalar, Fonlar ve İklim Kaynaklı Su Riskleri" olduğunu belirtti. Toplantıda, Avrupa'nın gelecekteki politikaları ve finansman araçları şekillenirken metropoliten alanların rolü ile iklim değişikliğinin kentler üzerindeki etkileri ve su riskleri gibi birbiriyle ilişkili iki temel konunun ele alındığını söyledi.

Metropoliten alanların yalnızca politika uygulayıcılar veya fon yararlanıcısı olmaktan öte, politikaların tasarımından uygulanmasına kadar stratejik aktörler olarak tanınması gerektiğine inandığını ifade eden Akın, kentlerin sorunların yoğunlaştığı yerler olmasının yanı sıra çözüm ve karar süreçlerinde de güçlü aktörler olması gerektiğini vurguladı. Kuraklık, su kıtlığı, seller ve aşırı hava olayları gibi iklim kaynaklı krizlerin çevre politikalarını ve altyapı hizmetlerini aştığını, ekonomi, gıda sistemleri, kamu sağlığı, mekansal planlama ve toplumsal adaleti doğrudan etkilediğini belirtti. Bu krizlerle mücadele için bütüncül bir yaklaşım gerektiğini, su havzalarının idari sınır tanımadığını ve altyapı ağlarının tek bir belediyenin sınırları içinde kalamadığını söyledi. Metropoliten ölçeğin, su yönetimi, iklim uyumu, mekansal planlama, altyapı yatırımları ve sosyal politikaları ortak bir stratejik çerçevede ele alma imkanı sunduğunu ekledi.

Türkiye'nin büyükşehir yönetimi konusunda özgün ve dinamik bir mirasa sahip olduğunu belirten Akın, 1980'lerde başlayan ve 2004 reformuyla olgunlaşan büyükşehir belediye sisteminin, güçlü altyapı yönetimi ve entegre hizmet modelini merkez aldığını söyledi. Türkiye'deki iki kademeli yerel yönetim yapısının, ulaşım, altyapı, çevre, planlama ve su yönetimi gibi sınırları aşan konularda koordinasyon ihtiyacından doğduğunu ve büyükşehirlere üst ölçekli planlama ve yönetim yetkisi vererek daha hızlı karar almayı, dayanıklı altyapılar inşa etmeyi ve kaynakları rasyonel kullanmayı sağladığını ifade etti.

Marmara Bölgesi'nin metropoliten yönetişimin canlı bir laboratuvarı olduğunu belirten Akın, bölgenin altı büyükşehre ev sahipliği yaptığını, 26 milyonun üzerindeki nüfusuyla Türkiye nüfusunun yaklaşık üçte birini barındırdığını ve sanayi, ticaret, üretim, göç ve inovasyonun merkezi olduğunu söyledi. Marmara'da bir kentin geleceğinin diğerinden bağımsız düşünülemeyeceğini, bir kentin ulaşım veya çevre politikasının komşusunu doğrudan etkileyebileceğini vurguladı. Marmara Belediyeler Birliği'nin, farklı ölçeklerdeki belediyeleri bir araya getirerek deneyim paylaşımını desteklediğini ve bölgesel iş birliği zemini oluşturduğunu belirtti. Marmara'nın geleceğini birlikte düşünen, planlayan ve ortak sorunlara karşı birlikte hareket eden bir bölgesel anlayışla şekillendirmek istediklerini dile getirdi.

Balıkesir'in bütüncül ve bölgesel metropolleşmenin stratejik bir halkası olduğunu vurgulayan Akın, şehrin eşsiz coğrafyası, geniş kırsal alanları, tarımsal üretimi, yenilenebilir enerji kapasitesi ve tek idari yapı içinde şehir merkezini barındırmasıyla öne çıktığını söyledi. Balıkesir Büyükşehir Belediyesi olarak su yönetimini öncelikli alanlarından biri olarak gördüklerini, su güvenliğini sadece kent merkezlerinin içme suyu ihtiyacı üzerinden değil, tarımsal sulamadan havza korumaya ve kuraklıkla mücadeleye kadar bütüncül bir mesele olarak ele aldıklarını belirtti. Doğal varlıkları ve ekosistemi korurken kentsel ve bölgesel kalkınmayı sürdürülebilir kılmayı amaçladıklarını ifade etti. Balıkesir tecrübesinin ve Marmara ölçeğindeki tablonun, kentsel krizlerin sınır tanımadığını ve çözümlerin de sınırların ötesinde birlikte geliştirilmesi gerektiğini gösterdiğini söyledi. Avrupa'daki metropollerin tecrübeleri istişare etmesi, birbirinden öğrenmesi ve ortak çözümler geliştirmesinin kıymetli olduğunu vurgulayarak, başarılı uygulamaların yanı sıra karşılaşılan güçlükleri ve ihtiyaç duyulan iş birliklerini de konuşmanın, farklı metropoliten deneyimleri ortak bir birikime dönüştürerek kentlerin geleceğine birlikte yön vereceğini sözlerine ekledi.